UnInvited

Puan vermedi·128 syf.·
2026 6. kitabı
Çocuk, Köstebek, Tilki ve At Kitap İnceleme arkadaşlığın, sevginin ve insanların birbirine iyi gelmesinin anlatıldığı sıcak bir kitap. Sevgi temasını çok ön plana çıkarıyor ama bunu abartılı değil, sade ve samimi bir şekilde yapıyor. Hem çocukların anlayabileceği kadar yalın hem de yetişkinlerin kendinden bir şey bulabileceği kadar derin bir anlatımı var. Bu yüzden her yaşa hitap eden nadir kitaplardan biri gibi hissettiriyor. Bazı psikologların çocuklara önerdiğini duymamla dikkatimi çeken kitaplardan biri olmuştu ve okuyunca neden önerildiğini anlamak zor olmadı. Çünkü kitap insanın duygularını yargılamadan anlatıyor, kendine karşı daha yumuşak olmayı hatırlatıyor. Özellikle kaygılı, kırgın ya da yalnız hissedilen dönemlerde insana sakin gelen bir tarafı var. Kitap bazen sahip olduklarımızın değerini fark etmediğimiz şeyleri kısa ama etkili cümlelerle gösteriyor. “Güç nedir?”, “Cesaret nedir?”, “Sevilmek nasıl hissettirir?” gibi duyguları insanın içine dokunacak şekilde anlatıyor. Yazıları kısa, çizimleri yoğun olsa da boş hissettirmiyor; tam tersine insanın içini yumuşatan, huzur veren bir havası var. Olay odaklı bir kitap değil, daha çok his odaklı. Bu yüzden bir oturuşta bitse bile bazı cümleleri uzun süre akılda kalıyor. İnsana kendini yalnız hissettirmeyen, zor zamanlarda açıp birkaç sayfa okunabilecek türden bir kitap.
Çocuk, Köstebek, Tilki ve AtCharlie Mackesy · Mundi Yayınevi · 20215,6bin okunma
Reklam
Gölgesizler – Hasan Ali Toptaş
Puan vermedi·256 syf.·
2025 14. kitabı
Bu kitabı okumak benim için gerçekten zordu. Başlarda kim kimdi, ne gerçek ne hayaldi, hiçbir şekilde anlayamadım. Olaylar birbirine karışıyor, bazen neyin ne olduğunu takip etmek çok zor oluyordu. Yazarın dili de yoğun ve ağır olunca okumak daha da yorucuydu. Bazen “Acaba sadece ben mi anlamıyorum?” diye düşündüğüm anlar oldu. Sonlara doğru biraz daha anlamaya başladım, bazı şeyler yerine oturmaya başladı ama kitap neredeyse bitmişti. Yani anladım ama biraz geç oldu diyebilirim. “Gölgesizler” isminde anlaşıldığı gibi, herkes bir şekilde kayboluyor ya da kendini kaybediyor. Okurken bunu kendi içimizde de hissediyoruz; zaman zaman biz de kendimizi kaybetmek istediğimiz yanımızla yüzleşiyoruz. Belki de kitabın en güçlü tarafı bu — sadece karakterlerin değil, bizim de iç dünyamızın gölgesiz kalmadığını fark ettirmesi. Genel olarak benim için karmaşık, yer yer etkileyici ama oldukça zorlayıcı bir okuma deneyimiydi. Herkesin kolayca içine girebileceği bir kitap değil, ama insanın kendi içini sorgulamasına neden oluyor.
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma
Bunları Kimseye Anlatmamıştım
Puan vermedi·304 syf.·
2025 11. kitabı
Alişan Kapaklıkaya’nın bu kitabı öyle klasik öğütlerle dolu bir kitap değil; daha çok yazarın kendi hayatından süzülmüş, yaşanmışlıklardan damıtılmış bir iç döküş gibi. Samimi dili ve yer yer kendi yaralarını gösterebilmesi insana güç veriyor. Çünkü çoğu kitap hep başarı hikâyeleriyle doluyken burada düştüğü yerleri, zorlandığı anları, içten içe yaşadığı kırılmaları da görüyorsunuz. “Bunları kimseye anlatmamıştım” derken aslında hepimizin içinde sakladığı şeyler varmış. Kitap hem kendini sorgulatıyor hem de “ben de yalnız değilmişim” dedirtiyor. Yazarın yalın ve içten anlatımı, bazen bir dostunla dertleşiyormuşsun gibi bir his veriyor. Benim en çok hoşuma giden tarafı, hayatta ne yaşarsak yaşayalım aslında toparlanma gücünün içimizde olduğunu hatırlatması oldu. Özellikle okurken çocukların çoğunun ortak probleminin sevilmek, anlaşılmak ve varlığının fark edilmek olduğunu görmek beni derinden etkiledi. Ama şunu da eklemek isterim: Bazı bölümlerde yazar kendi yaşadıklarını da mektupların içine katıyor. Mesela bir çocuğun mektubuna cevap verirken başka bir çocuğun yaşadığı sıkıntıyı aynı mektuba eklemesi, sorunu çözmekten çok karşılıklı bir dertleşme havası oluşturuyor. Dikkatimi çeken bir diğer nokta da anne babasıyla problem yaşayan, sevgiye ve en küçük bir ilgiye hasret kalan bir çocuğa cevap verirken kendi çocuklarına gösterdiği ilgiyi anlatmasıydı. Bu durum kimi yerde tuhaf gelse de genel olarak kitapta samimi bir hava oluşturmuş. Daha çok bir öğretmenden öğüt dinliyormuşsun gibi değil de bir arkadaşla sohbet ediyormuşsun gibi bir his bırakıyor.
Bunları Kimseye AnlatamamıştımAlişan Kapaklıkaya · Yediveren Yayınları · 20181,656 okunma
Çöl Çiçeği – İnceleme
Puan vermedi·256 syf.·
2025 9. kitabı
Waris Dirie’nin hayatını anlattığı Çöl Çiçeği, beni gerçekten çok etkileyen kitaplardan biri oldu. Kitabı okurken sadece bir kadının değil, milyonlarca kadının yaşadığı acılara tanıklık ettiğimi hissettim. Özellikle çocuk yaşta yaşadığı zorunlu sünnet ve evlilik düşüncesi ve yaşadığı travmalar, sayfaları okurken içimi yaktı. İnsanın dayanma gücünü sorgulatıyor. O küçük kızın hissettiklerini düşünmek bile içimi burkuyor. Ama Waris’in hikâyesi sadece acıdan ibaret değil. Waris’in çölden kaçıp Londra’ya gitmesi, orada tesadüfen başlayan mankenlik hayatı ve sonunda BM elçisi olması… Bunu okurken hem heyecanlandım hem de bir umut hissettim. Çünkü hayatın zorlukları ne kadar büyük olursa olsun, insan pes etmediğinde önüne yeni kapılar açılıyor. Okurken bazı bölümlerde gözlerim doldu, bazı bölümlerde ise büyük bir hayranlık duydum. Çünkü Waris, yaşadığı tüm zorluklara rağmen pes etmeyen, güçlü ama aynı zamanda kırılgan bir kadın. Bu ikisi bir araya gelince hikâye daha da gerçek geliyor. Waris sesini duyurarak sadece kendi hayatını kurtarmadı; milyonlarca kadına umut oldu Benim için Çöl Çiçeği sadece bir otobiyografi değil, aynı zamanda bir farkındalık kitabı oldu. Özellikle kadınların dünyada hâlâ maruz kaldığı şiddeti düşündüğümde, bu kitabın sesi daha da kıymetli geliyor. Kitap bitince fark ettim ki Çöl Çiçeği sadece bir hayat hikâyesi değil; aynı zamanda insanın güç, cesaret ve umutle neler başarabileceğini gösteren bir rehber gibi. Okurken hem duygulandım hem düşündüm
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,6bin okunma
Şeker Portakalı
Puan vermedi·200 syf.·
2025 10. kitabı
José Mauro de Vasconcelos’un Şeker Portakalı kitabı, çocuk gözüyle yazılmış en dokunaklı eserlerden biri. Kitabı okurken kendini bir çocuğun saf dünyasında buluyorsun; ama aynı zamanda bu dünyanın acımasız gerçekleriyle yüzleşiyorsun. Ana karakter Zezé, hayal gücü çok geniş, yaramaz ama içinde kocaman bir sevgi barındıran bir çocuk. Yoksulluk, aile içi şiddet ve sevgisizlik içinde büyüyor. O kadar korunmasız ki, kendi küçük kalbini avutmak için bir portakal ağacına sırlarını anlatıyor. O ağaç, Zezé için bir arkadaş, bir sırdaş, bir oyun arkadaşı oluyor. Bu hayali dostluk, aslında bizlere çocukların ne kadar masum olduğunu, sevgisiz kaldıklarında bile sevgiyi hayalden üretmeye çalıştıklarını gösteriyor. Kitap boyunca hem gülüyorsun hem de için burkuluyor. Zezé’nin portakal ağacına anlattıkları seni çocukluğuna götürüyor; küçükken kurduğun hayali dostları, oyunları hatırlıyorsun. Ama öte yandan, onun gördüğü şiddet, acılar, yoksulluk ve sevgisizlik insanın içini parçalıyor. Bir çocuk bu kadar yükü nasıl taşır diye düşünüyorsun. Yanında olsa Zezé’ye sarılmak, onu korumak istiyorsun. Zezé’nin hayatına giren Portuga (Manuel Valadares) ise kitabın en sıcak ve umut veren bölümlerinden. Ona şefkat gösteren, gerçekten değer veren bir yetişkin. Zezé’nin kalbi ilk kez gerçek anlamda sevgiyle tanışıyor. Fakat hikâye ilerledikçe yaşanan kayıplar, Zezé’nin çocukluğunu aniden sona erdiriyor. Bu kısım öylesine güçlü ki, kitabı kapattığında uzun süre etkisinden çıkamıyorsun.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275bin okunma