"Ama aşk, bir cenin gibi bedenin karanlıklarında acıyla dönüp durmaktan kurtulduğu, nefes ve dudak aracılığıyla kendini zikir ve itiraf edebildiği zaman gerçek aşktı."
Ardından hafızasının çarklarının hızla dönerek aradaki dört yıl kapatmasıyla Martin o an bulunduğu yerin, sayfalarını açtığı kitapların, o sayfalar kanalıyla içine girdiği yeni dünyanın, gördüğü rüyaların, sahip olduğu tutkuların ve biraz önce tekrar yaşadığı üzere, kendisinin bata çıka yürüyüp geçtiği hayatın çamurlu yollarındaki tek bir pisliğe bile tanık olsa dehşetten ölecek kadar hassas, o denli korunmuş, o derece uhlevi ve bir hayalet kadar solgun kıza duyduğu aşkın bilincine vardı.