Mademki insanlar birbirine acı veriyordu,o zaman en güzel şey hayata meydan okumak ve mutlak bir yalnızlığı seçmekti. İnsan ilişkilerinde yetersizdi,eksikti.
İyiyle kötü arasındaki fark kavramının gölgesinden dahi haberi yoktu. Bu fikri dışardan edinmek zorunda kaldı. Ne o ne de Havva, çıplak dolaşmanın edepsizlik olduğu fikrini oluşturabildi. Bilgi elmayla birlikte, dışardan geldi. İnsan beynide böyle yapılandırılmıştır ki ne olursa olsun hiçbir şey oluşturamaz. Yalnız dışardan sağlanan metaryeli kullanabilir. Sadece bir makinedir otomatik olarak çalışır.
Ama iyi bilinir ki insan ruhu, çoğu kez, nedenini bilmediğini söylediği kararlar alır, bunu aklın yollarında öylesine bir hızla koşarak yapar ki sonradan bunları tanımayı, hele yeniden bulmayı hiç beceremez.
Bir devletin asli görevi sorumlu olduğu topraklarda huzur ve refahı sağlayıp, sorumlu olduğu insanlara mutlu ve güçlü bir yaşam alanı sunmaktır. Bu devletin asli görevidir, insanlar devlet için yoktur. Devlet insan için vardır. Burada asıl olan her zaman insanlardır. Çünkü devletler ancak ve ancak halklarının desteğiyle ayakta dururlar. Halkın desteğini almayan ve aldığını zanneden yöneticiler eninde sonunda çökmeye mahkumdurlar.