Ahit Sandığı , insanlık tarihinin en çok uğraşılan ve üzerine teoriler üretilen , adına bir çok masalların uydurulduğu garip bir nesnedir. Din bilimcilerden , uzay bilimcilere , yazarlardan , çizerlere herkes kafasına göre bir hikaye uydurmuştur sandık için. Tarihçisi de bir şeyler söylemiştir bu sandık için , matematikçisi de. Velhasılıkelam bir şeyler söylemeyenin hatırı kalmıştır. İnsanoğlunun işi ne ki? Önce gizemler uydurup sonra da gizemleri çözmüş görünmek kadar ona haz veren başka bir şey daha var mı ki?
Bandrollü ve yasal ''Kutudaki Son Kibrit Çöpü ve İkiden Az Birden Fazla'' kitaplarımın milli eğitim bakanlığı tarafından, Argo ve Cinsellik içerdiği için Fuarlardan ve kitapçılardan satışının insanlar okuyunca etkilenebilir sebebi ile yasaklanmıştır. İnsanlar Argodan ve Cinsellikten etkileniyorsa yasaklanmasını gerçekten anlarım ve desteklerim.
Neden Yasaklanmayan bir kitabın konusu tecavüz olabiliyor ? Neden Yasaklanmayan bir kitapta Kadına şiddeti okuyoruz. Neden Yasaklanmayan başka kitapta yarı tanrı erkeklerin, saftirik kızları ezip dövmesini okuyoruz ?
Madem benim yazdıklarımı okuyarak insanlar etkileniyorsa, demek ki bunları okuyanlarda etkilenir.
Tecavüz, Kadına Şiddet , Kadını Küçük düşürmekten insanların etkilenmelerine çekinmeyen Milli Eğitim Bakanlığı, Kitapların altında gencecik kızların '' Keşke biride gelse beni kaçırıp tecavüz etse'' yada ''Ne güzel kıskanıp dövdü sevgilisini oh olsun'' diye yorumlar atıldığının hiç farkında değil. Yada işlerine gelmiyor.
Yalnızca benim ettiğim iki küfürden seviştiğim iki kadından insanların etkileneceğini düşünüyor.
Küfür etmek ve özgür irade ile sevişmek yasak.
Kadına tecavüz etmek , taciz etmek, kadını insan yerine koymamak, iradesinin sıfıra indirmek, kadını dövmek, onu giyemezsin, buraya gidemezsin demek serbest.
Ben İnandığımı yazıyorum. Yolum belli. Yalnız inandığım yolda yürüyorum.
Kula Kulluk eden zihniyete çok selamlar.
1- suçlunun kafası kazınırmış ve suçlu bir direğe hiç hareket edemiyeceği şekilde bağlanırmış...ve üstten damlalar halinde soğuk su damlatılırmış...damlalar bir süre sonra balyoz etkisi yaptığından adamın delirmesi sağlanırmış...
2- suçlunun göz kapaklarına iğne batırılırmış...ve adam bir süre sonra daynamayıp gözlerinin kapatır ve kör olumuş...(adamın biri 2 günün dayanmış en sonunda gözlerinden kan gelmiş ve kapatmak zorunda kalmış)
3- suçlu 10 metre karelik bir odaya kapatılırmış...ve burdan hiç çıkartılmazmış...yemeği düzenli olarak verilen adam tuvalet olmaması nedeniyle tuvaletini odanın bir kenarına yapmak zorunda kalırmış...bir süre sonra yaptığı dışkı ve idrarların zehir salgılamalarından dolayı adam zehirlenerek ölürmüş...