Kemal Cinar

Kemal Cinar
@Utaq
Kşyruz tıpkı amok koşucsu gibi. Bir film seyretmiştim.Gözlri bağli admlar kavaklikta son hız koşuyorlardı.Cesretmiydi yoksa çılginlik mi? Celladımizi aramiyor muyuz bu hayatta? Ne farkimiz var ki?Onlarda ki cesaret bizdeki çılgınlık!
Devlet nasıl ve neden doğar
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2021 10:37
 Devlet dediğimiz sistemler aslında kendi elimizle yarattığımız birlikler sınırlar ve zincirleridir. Devletlerin doğarken kullandığı en önemli argümanlar milliyetçilik, dindaşlık ve  özgürlük gibi kavramlardir. Özellikle milliyetçilik,günümüz de yönetimsel sistemlerin toplumun iradesini yönlendirmek amaciyla devamli güncel tuttuğu,görünürde ayrıştırıcı ama sistemler adına toparlayıcı  bir kavramdir.  Insanoğlunun bilinmeyene karşı korkusu kendi iç dünyasında bu kavramları destekler ve bir ihtiyaç yaratır. Bu ihtiyaç birleşme ve birlik olmaktır.  Devletler bu oluşumun tezahürüdür. Devletler her ne kadar insanoğlunun ihtiyaçları doğrultusunda kurulmuş gibi görünse de kurulduktan sonra yasama,yürütme ve yargı gibi kuvvetler birligini sağlayınca,öncelikleri hatta tüm inisiyatifi kendi tüzel kişiliğini sürdürmek ve korumak olur. Hükmünü sürdürmek için yargı ve adalet sistemini kendi çıkarı doğrultusunda inşa eder. Adaletin her zaman güçlüden yana olması biz insanoğlunun yaradılıştan gelen seçimidir. Hem tüm eğilimlerimiz bu yönde iken hem de en büyük şikayetimizdir. Kitaba dönecek olursak; Adindan da anlaşılacağı üzere Platon kendi ideal devlet tanımını yaptığı bu eserde, kendi düşüncelerini hocasi Sokratesin ağzından,kimi zaman soru cevap şeklinde,kimi zaman tümden bütüne yada bütünü parçalayarak kimi zaman da beyin firtinasi eşliğinde okura aktarmaya çalışmıştır. Metnin ilk olarak tartışmaya sunduğu fikirler  adalet tanımı, ahlak ve dürüstlük anlayışıdır.  Ikinci bölüme geçtiğimiz de ise kurulan devletin organik yapisi, sınıflandırılması, sınıfların biribirleriyle iletişimi, ihtiyaçlar ve ihtiyaçları karşılamak icin gereksinimler tanımlanmıştır. Yine eğitim sisteminin önemi ve nasıl olması gerektiği inançların yönetimi bu bölümde işlenmiştir. Dikkat çekici konulardan
Felsefe
DevletPlaton (Eflatun) · Panama Yayıncılık · 201832,8bin okunma
Reklam
Birbirini tekrar eden yorumlar
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2021 01:47
Bitmemiş,bitememiş bir hikaye. Üstad, gerçek bir hikaye deseydi inanirdim. Çünkü savaş yıllarinda o hengamede her şey, insanlar içindi. Günümüz de bile insanlar, gerçek aşklarına kavuşamaz iken Clarissa nın hayallerini yaşaması beklenemezdi. Savaş yılların da "insanlığın" karanlık bir denizde nereye gittiğıni bilmeden çaresizce çırpınışları, okuru bir derin hüzne sokuyor. Boğulmuyorsun ama kurtuluşa inancın yok. Savaşın bizden alıp götürdükleri sadece canlarımız değil. Hayallerimiz, umutlarimiz,insanlığımız herşeyimiz... Üstad ve kitap ile ilgili birbirinin ayni bolca miktarda çalakalem yazı var. Incelemelerin hepsi sanki birisi tarafından farkli yazilmak istercesine yazilmiş gibi duruyor. Hepsinde tamamlayamamış son kitabı olduğunu ve hikayenin 2. bölümümünun ilk bölüme göre edebi açıdan biraz düşük kaldığindan bahsetmiş ezberci arkadaşlar. Tamam bunlar gerçek ama yani hiç mi söyleyecek farkl,özgün iki kelaminiz yok? Yok ise neden yazıyorsunuz yada yazmak zorunda hissediyorsunuz? Aslinda hikaye olay örgüsü kahramanlar ve kişililleri her açıdan muhteşem ve herkesin pay çıkarabileceği sanki gerçek bir hayatin kesiti gibi. Herkes kendinden bir şeyler bulabilir bu metinde. Yani demem o ki siz siz olun birbirini tekrar eden çalakalem yorum ve incelemeri kulak asmadan kendinizi CLARISSA'nın hüzünlü dünyasına bırakın. Saygılarimla!
ClarissaStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201717bin okunma
Bitmez bu devran
8/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2021 01:07
  Leninin ilk okuduğu kitap olsa gerek. Bariz bir şekilde olmasi gereken kominist sistemi hayal etmis More yada kominist sistem bu kitaptan esinlenip vücut bulmuş. Hayal edilen halkın köleleri olmasi,sanki bir bakima da kendilerini üstün ırk gibi görmesini ışaret eder. Öyle ki sadece halkı ve halkın çikarlarini düşünen bir sistemin ayni anda kölecilik anlayışını benimsemesi anlaşılan ya da anlatılmak istenen sistem de bir tezatlık oluşturuyor. Aynı şekilde halkların nefislerini kontrol altın da tutmak için gerçek dünya da değerli olan materyalist araçların ayaklar altina alınması, çocukların oyuncağı yapılması, tek tip giynilmesi, mülkiyet hakkının olmaması elzemdir ve bu sistemi kurmak ve ayakta tutmak için vazgeçilemez unsurlardir. Nedense metni okurken aklıma ortada ki sarışın teorimi geldi. Nefisleri kontrol altında tutmak için fark yaratan, albenisi yüksek "lüksleri" göz onünden kaldirmak ya da yok etmek gerekir. Halkların pozitif ilimlere, sanata, müziğe  yönlendirilmesi sistemi tamamlayıcı çerezlerdir. Ama buna da bir sınır getirilerek varoluşçuluk ve hayatın anlamı gibi sorgulayıcı, zihin bulandırıcı fikir ve konuları yaratılan sistemden uzak tutmuşlardır.  Seyahat, tatil isteği,keşfetmek gibi yaratılışımız da biz insanoğluna bahşedilen merak duygumuzu bastıran ve özgür insan modelini tamamlayıci olgulara sınır getirilmiştir ve devlet kontrolüne alınmıştır. Izinsiz iki kere şehir dışına çıkmanın bedeli,insanın en değerli şeyini,özgürlüğünü kaybetmesiyle sonuçlanmaktadır. Boyle bir yaptırım insana açık hava hapishanesin de yaşam hissiyatı vermektedir. Ailelerin sayısı ortalamanın üstüne çıkar ise yetişkin çocuklar daha az sayıda birey bulunduran ailelerin yanına verilir. Bu uygulama toplumun en küçük yapıtaşı dediğimiz aile kavramının yok edilmesi yada hiçe
ÜtopyaThomas More · Librum Kitap · 201724,6bin okunma
Kaz cigeri ve havyar yiyen güruh
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
100 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2021 02:20
Yüzyıllardır süregelen benzer reel sorunları açık bir şekilde okura anlatmaya çalışan toplumcu gercekci yazarimiz Sebahattin Ali,bu eserin de bir çok kısa hikaye ile bizi, bize anlatıyor. Son hikaye "SIRÇA KÖŞK" adini esere vermesinden ziyade bugünümüzü tüm hatlariyla anlatan çarpıcı bir öykü. Beyinsiz, dilsiz ve kör halk kendi elleriyle kendi sonunu hazirlar. Tarihte sayısız defa halkların ihtilali yaşanmıştır ama sonuç yine cumhuriyet yazarlarımizdan olan Naşide Gökbudak 'in Perina adlı romaninda işlediği üzere, "kaz cigeri ve havyar yiyen güruh" un değişmesidir. Yine çok sevdiğim yazarlardan George Orwellin "Hayvan Ciftliği" romaninda vurguladığı gibi yönetimsel sistemler her ne olursa olsun başa geçen ve gücü eline alan yönetici topluluğun, kendi bireysel çıkarlarını gözetmeksizin bir yönetim anlayışı sergilemesi ihtimal dışıdır. Toplumcu gerçekçi diyerek kısıtlamak istemediğim yazarimiz Sebahattin Ali eserinde büyüleyici bir anlatim ile adeta donemin bir portresini çiziyor. Toplumun evrensel problemlerini incelemesi eseri,her daim güncel tutuyor. Okuyun okutun efendim. Saygılarımla .
Sırça KöşkSabahattin Ali · Parodi Yayınları · 201969,7bin okunma
Acısever Türk dizisi kıvamın da
7/10
·269 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2021 03:01
Çarlık Rusya'sininda kominizminde bir grup insanin kaz ciğeri ve havyar yiyen toplumun ise tamamen ihmal edildiği bir sistem olarak eleştiren yazar ülkemiz genç cumhuriyetini ve insanimizi yere göğe sığdiramamistir. Yazildigi donem itibariyle aslında her donem itibariyle tarafli kalemlerin oldugu bir dünya düzenini düşünürsek o günkü şartlarda tarafli kalemlerin varlığına ihtiyaç duyuluyordu. Bir taraftan cumhuriyetin gelmesiyle şeriat duzenini benimsemiş bir halkın içten içe  huzursuzluğu ve bir taraftan savaştan  işgalden  çıkan yoklukla mucadele eden halk ve tüm dünyada Lenin ile başlayan ve diğer ülkelere de sıçraması ihtimal dahilinde olan bolşevik ihtilali. Tüm bunlar düşünüldüğünde tabi ki genç cumhuriyette ki herşeyi güllük gülistanlık göstermek o zamanki okuru buna inandirmak önemliydi. Ayrıca kabul etmek gerekir ki değil biz 5000 yıllık mısır medeniyeti yönetse  o günkü şartlarda eserde tasvir edilen Genç Türkiyeyi kuramazlardi. Şimdi olduğu gibi eğitim sistemimiz,üretim araçlarımız , toplumsal standartlarımız hiç iyi değildi. O günkü Turkiyede de bir grup insan kaz cigeri ve havyar yiyordu. Halk mı ?  Ne bulursa. Keşke gerçek olamayan bir hikaye gerçekmiş gibi yansitilmasaydi. Ama eserin yazildigi tarihte bu iddia yada aksi kanitlanamaz dı çünkü dna testi 1953 te bulundu ve son çar Nikolay ve  ailesine 2000 li yillarda mezarlari açılarak test yapildi. Hepsinin yani  tüm aile fertlerinin bolşevik ihtilalinde öldürülmüş yada olmüş olduğu kanitlandi. Esere dönecek olursak hikaye gerçekten çok akici bir dille yazılmış. Acisever türk  dizi kivaminda olaylarin nereye gidecegini az çok tahmin ederek okuyorsunuz. Hikaye de imkansiz aşk,carlik rusyası,bolşevik ihtilali,  kominizmin getirdikleri götürdükleri, kandirilmis beyni yikanmis devrimciler, sınıfsal ayrımlar
PerinaNaşide Gökbudak · Nemesis Kitap · 2011841 okunma
Reklam