Kemal Cinar

Kemal Cinar
@Utaq
Kşyruz tıpkı amok koşucsu gibi. Bir film seyretmiştim.Gözlri bağli admlar kavaklikta son hız koşuyorlardı.Cesretmiydi yoksa çılginlik mi? Celladımizi aramiyor muyuz bu hayatta? Ne farkimiz var ki?Onlarda ki cesaret bizdeki çılgınlık!
Karamazov Kardeşler ı okurken, Fyodor Pavlovic'in sahneye çıktığı zamanlar, kıpkırmızı yüzü ve Karadaglar'daki enfes rolüyle Erdal Ozyagcilar'i animsayan bir tek ben miyim🤗
Anket
Kemal Cinar
Evet bir tek sizsiniz😂😂
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir Dönem Yansimasi
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2012 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2012 11:52
Bir solukta okunan, dönemine bu kadar gerçekçi tanıklık eden, gozunuzde tüm karakterleri, mahalleleri, evleri, evlerin içini, dışını böylesine güzel canlandıran baş yapıt bir eser nacizane fikrim. Mutlaka okunması gerekir.
Edebiyat
Sinekli BakkalHalide Edib Adıvar · Atlas Kitabevi · 198422,9bin okunma
Kemal Cinar
Yorumunuza istinaden listeme aldım. Merakla okuyacağım günü bekliyorum..
Puan vermedi·208 syf.··
2019 79. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2019 10:28
"Kitapları yakmaktan daha büyük bir suç varsa, o da onları okumamaktır." i.hizliresim.com/r77doo3.jpg Amerika'da ilk kez 1953’te yayımlanan ve hızla bütün dünyada ün kazanan Fahrenheit 451 devlet sansürünün, totaliter rejimlerin dehşetini anlatan temel yapıtlardan biri sayılmasına rağmen, Ray Bradbury, romanı hakkında şöyle der: "Romanım hep yanlış ya da eksik yorumlandı. Fahrenheit 451, sansür ve de otoriter devleti eleştirmenin ötesinde, aslında televizyonun okumaya, özellikle de edebiyata ilgiyi nasıl yok ettiğini anlatıyordu." Nitekim, Neil Gaiman‘ın sunuş yazısında belirttiği üzere , “Fahrenheit 451, spekülatif kurgudur. ‘Bu böyle sürerse…’ öyküsüdür. (Bu böyle sürerse; yani dünyanın her yerinde görüntünün tahakkümü altında, zihin kontrolü vasıtasıyla ve subliminal mesaj bombardımanlarıyla insanlar kitapları terketmek hatta onları yok etmek suretiyle git gide daha da eblehleşerek, yozlaşacak olursa vs.) Ray Bradbury bizim geçmişimiz olan şimdiki zamanı hakkında yazıyordu. Bizi bir şeyler konusunda uyarıyordu; bunların bazıları barizdir, bazılarınıysa aradan yarım yüzyıl geçtikten sonra görmek daha zor. 1950’lerde şu espri yapılıyordu: ‘Eskiden kimin evde olduğunu ışıklarının açık olmasından anlayabilirdiniz; şimdiyse ışıklarının kapalı olmasından anlaşılıyor.’ (O zamanlar televizyonlar küçüktü, siyah beyazdı ve net bir görüntü elde etmek için ışıkları kapamak gerekiyordu.) Ray Bradbury ‘Bu böyle sürerse… artık kimse kitap okumayacak diye düşündü ve “Gelecekte kitapların yakılmasıyla ilgili bir roman yazmak için kütüphaneden daha iyi bir yer olur mu?” diyerek UCLA kütüphanesinin bodrumunda
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,4bin okunma
Kemal Cinar
Çok özgün !! ☝️👏👏
Size çocuk kimmiş gösterecem
9/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2019 11:48
+Anne ben nasıl oldum -Oğlum, seni leylekler getirdiii +Tamam anne -Yaaaa ne kadar basit bir çocuksun +Ne yaptım gene -Birazz zorla benii +Eee leyleklerr getirmiş benii dahaa ne sorayımm -Oğlum olduğunaaa halaaa inanamıyorummm! +Anne belki zaman bana doğruyu öğretir Sen kendini yorma -Ulannn ben mi anneyim yoksaa sen mii +Bana yaşattıklarınız beni olgunlaştırdı anne -Çocuk ol yaşına göre davran, her şeyi bilmee, kurallarr varr senn çocuksunn, çok bilmiş ıyyy +Bilmiyor musun çocuklar her şeyi anlar, her şeyi görür ve duyarlar, sanırsın ki hiçbir şeyi bilmezler ne de olsa çocuklarr Ama yanılıyorsun anne, bizlerr her şeyi bilirizz. Üç farklı zihin ve üç farklı dünyaaa... Küçüklüğünüzü hatırlayın ve neyi ne kadar biliyordunuz. Gelişiminizi dünyaya bakışınızı ve yaşınızın ilerlemesiyle bazı şeyleri daha iyi anlamanız hatırlayın ve bu tüm cümleleri bir tek cümle yapan şu cümleyi görün şimdi; "Hayata ve yaşama olan bilincimiz yaşımızla doğru orantılıdır" Bazen bazı şeylerr yaşımızla birlikte bize verilir, yapmamız gereken tek şey o yaşı ve zamanı beklemek olacaktır. Tabi her geçiş bir çöküş bir yıpranıştır. Gerçeklerin dayanılmaz ve katlanılmaz darbesidir. Kişi boynu bükük olur her geçiş sonrası, ondan sonrası dik durabilenler bu hayata karşı başarı sağlayabilenler olur. Bu kitabı nedense çok sevdim Çok güzel buldum Hiçbir zaman kitabı tamamen anlatmam Belki kitap bana şunu anlatman gerek der Ama ben sadece bana hissettireni yazarım O uçmaktan bahseder, ben hayalleri anlatırım.
Yakıcı SırStefan Zweig · Venedik Yayınları · 201851,4bin okunma
Kemal Cinar
"Her okuyucuyla bir kitap daha yaratılmış olur." Kendini bazi kaliplara sokmaya calişan incelemeleri ve onlarin dogru oldugunu düşünen ezberci zihniyetleri üzmeyelim lütfen. Farkındaysanız inclemeler de en çok like alan ve veren onlar. Saygılarımla
Celladına Aşık Olmuşsa İnsan...
9/10
·1062 syf.··
2019 10. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2019 17:46
Ve Anna Arkadyevna Karenina. Soğuk sonbaharı kışa bağlayan bir gecede uzunca, upuzunca bir yolda ve yetişmek için uykusuz saatlerce direksiyon salladığın anda aklına düşüverir, buz gibi soğuk ile sıcak bedenin çarpışma anı. Çünkü uykusuzluktan kapanan gözlerin, karanlık ışıksız otobanda ve direk önüne sürekli bakmanın verdiği rahatsızlıkla yorgundur. Aracın içi alabildiğince sıcak, açarsın Çorum’a gelmeden camını ve İstanbul’a kadar bir yanında harıl harıl çalışan devasa arabanın kliması, diğer yanında camdan terli bedenine değen buz gibi soğuk… Ve Rusya… İlk romanlar 17 yüzyılda ortaya çıkmıştır. Asıl hedefi ise girişimci kişi ve yazarların kadınların okuyabileceği, bu hususta paralarını akıtabileceği bir iş kolu yaratmaktı. O zamana kadar kadınların kesinlikle dış dünya ile bir bağları yoktu. Hatta İngiltereli işçi kadınlar neredeyse maaşlarının tamamını "romans" denen o zamanın romanlarına yatırırlardı. "Kadının dünyaya açıldığı ilk ve tek kitap romandı." Şöyle bir o tarihten önceye baktığınızda ise kadını konu alan, hiçbir yazım örneği yoktu. Bu tür yapıtlar önce Kamelyalı Kadın başta olmak üzere kadının ön plana çıktığı yazım şekilleri olarak önemini korudu. Bu kitaplar sayesinde kadınlar dış dünyaya açıldı ve yaşanılanları bir bir özümsemeye başladı. Rus ve dünya edebiyatında kadın konulu ilk eserler genelde aşk temalıydı. Ancak zamanın ve modernizmin getirdiği yeni kadın kimliği; kadının tek meziyetinin aşk olmadığını örneğini bizlere gösterdi. Tarih erkek işidir ve tarihte kadının yeri asla yoktur. Bunu anlamak için İngilizlerin kullandığı dili bilmek kâfidir. "History" yani tarihçe demektir. Az bir kelime oyunu ile bunu "His Story" yaptığımız zaman ise "onun hikâyesi" anlamına getirmekteyiz. Erkeğin tarihinde ise maalesef kadına yer yoktur. Peki, dünya
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,7bin okunma
Kemal Cinar
Elinize sağlık emek harcanılmış ve özgün bir eleştiri okudum. Verilen ekstra bilgiler için de ayrıca teşekkür ederim. Sadece yazarın kendini en çok yansittığı Levine karakterinin kendi doğrularını bulmak adına tinsel gelişimini ve bu süreçte akli melekelerini nasil kullandığina dikkat çekmenizi isterdim. Özgün incelemenize saygı duyarak ve beğenerek metinde ki onemli bir vurguyu belirtmek istedim. Saygılarımla