Kâmil bir îmânın, Hakk'a giden yolda şikâyeti unutma sanatı olduğunun idrâki içinde, hiçbir zaman bezginlik ve yorgunluk emâresi göstermeden, asla yüzlerini ekşitmeden, bütün dert ve ıztıraplarını yüreklerine gömer ve her hâlükârda yüzlerinde tatlı bir "Tebessüm" ile İslam'ın güler yüzünü sergilerler. Zira yüce dînimiz İslâm, baştan sona "Edep ve Nezaket" ölçülerinden ibarettir. Bir insan hem dindar olduğunu söyleyip hem de kaba, geçimsiz ve nezaketsiz olamaz.