Utku Özcan

Utku Özcan
@UtkuOzcan
Ey Büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Uluslararası Ticaret
22 Ekim
54 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
6/10
·72 syf.··
2021 14. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2021 22:02
Kitapta anlatılmaya çalışılan konuyu çok beğendim. Gerçekte günümüzde de olduğu gibi salgın hastalığın tek nedeni ; insanoğlunun her zaman mükemmeliyetçi hayat yaklaşımını benimsemesi. İnsanlar ; hayatlarını lüks içinde yaşayabilmek adına bazı hayvanları yok ederek , yeşil alanları katlederek dünyanın ve doğanın bütün dengesiyle oynamaktadır. Bu kitapta ; yapılan bu hareketlerin sonucunda insanoğlunun felaketinin geldiği kurgulanmıştır .Ancak açık söylemem gerekirse hikaye beni çok fazla kendisine doğru çekmedi . Kitabın internet yorumlarında çok abartıldığı kanaatindeyim. Konusu bu kadar güzel olan bir kitabın anlatımı bu kadar ağır olması bana biraz tuhaf geldi. İçerisinde çok fazla mekan ismi , kabile ismi ve ana karakterler hariç çok fazla insan ismi geçmesi belli bir süreden sonra anlatımı çok güçleştiriyor. Kitabın Özeti: Kitapta 2013 yılında New York ' ta başlayan Kızıl Veba diye bir salgın hastalığın kısa sürede dünyanın her yerine yayıldığı konu alınıyor .Bu salgında insanların hemen hemen hepsi hayatını kaybediyor. Salgında sağ kalan bir profesör olan Smith ; salgından 60 yıl sonra başından geçen bu olayları torunlarına aktarıyor. Salgının nasıl başladığını , insanların bu salgın sürecinden nasıl etkilendiğini , salgından önceki dünya ile salgından sonraki dünya arasındaki farkların neler olduğunu gözler önüne seriyor.
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
10/10
·72 syf.··
2021 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2021 20:32
Stefan Zweig bu eserinde; yaşadığı bir şehirden üniversiteye giden, hayatın gerçek yüzleri ile tanışmaya başlayan özgüvensiz bir gencin hikayesini konu almıştır. Hikayede bir çoğumuzun kendini ana karakter yerine rahatlıkla koyabileceğini düşünüyorum . Hikaye ; bir kurgudan daha çok insan hayatını anlatıyor. Kaç yaşına gelirsek gelelim benliğimizi sürekli arıyoruz. Bunu yaparken bir takım zorluklarla karşılaşıyoruz . Bizi doğru bildiğimizden ayırmaya çalışan yeni insanlar tanıyoruz. Bazen onlarla birlikte hareket edip yanlış seçimler yapabiliyoruz . Eminim ki çok azımız bu yanlışları erken fark edip, iradesi ile bu yola neden çıktığını hatırlıyor ve kendini durdurabiliyor. Her ne kadar inkar da etsek aslında hepimiz hemen hemen her gün kendimizi birilerine kanıtlatamaya çalışıyoruz. İş hayatında üstlerimize , okul hayatında hocalarımıza hatta arkadaş ortamında arkadaşlarımıza.. Anlatımını çok beğendim, eserin akıcılığı kusursuz diyebilirim. Bir solukta okunan kitaplar diye bir tabir var bu kitap onlardan. Olaylar seni sürekli içine çekiyor. Kendi yaşadıklarını ana karakterin yaşadıkları ile karşılaştırıyorsun. Okumanızı tavsiye ederim. Kitabın özetine gelecek olursak ; Bertold Berger yaşadığı şehirden ayrılıp Viyana'ya üniversite okumak için gidiyor. Viyana'da yaşlı bir kadının odalarından birini tutan Berger, daha ilk akşamdan kendini çok yalnız hissediyor ve korkmaya başlıyor. Ailesinden ilk defa ayrı kalan berger ; özgüvensizlik sorunu yaşayan ve kendini arayan genç bir Tıp öğrencisidir. Arkadaş edinmek isteyen berger, yaşlı kadının evinde kalan bir başka üniversite öğrencisi ile tanışıyor. Schramek ; üst sınıf Hukuk öğrencisi. Bu ikili daha çok zaman geçirmeye başlıyor. Schramek kalıplı güçlü bir karakter ve okul çevresinde de sözü geçen biri. Berger ise daha çok
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202236,9bin okunma
10/10
·83 syf.··
2021 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2021 20:31
Satranç ; Stefan Zweig' in ölmeden önce tamamladığı son eser olma niteliği taşımaktadır. Stefan Zweig' in hayatını araştırdıktan sonra okumanızı tavsiye ederim . Yazar hikayede geçen Doktor B. karakteri ile kendi hayatında yaşadığı bir takım olaylara atıfta bulunmuştur .Psikolojik tarafı ağır olan bu eserin dili de oldukça açık ve anlaşılırdı. Olaylar ardı sıra sıralanıyor ve insanda merak uyandırıyor . Okurken keyif aldığım, bazı sayfalarını tekrar tekrar okuduğum üzerine düşündüğüm güzel bir kurguya sahipti. Hikayede üç ana karakter üzerinde durulmuştu. Çok fazla üstünde durmadan anlatmaya çalışacağım. Doktor B. : Nazi Almanya'sının getirdiği buhran ve krizden etkilenerek bir otel odasında hiçliğe terkedilen bir avukat. Mc Connor : Paranın her kapıyı açtığına inanan zengin bir iş adamı . Mikro Czentovic : Kültürel açıdan kendini pek yetiştirememiş, gerekmedikçe konuşmayan kendi iç dünyasına kapanık bir köylüdür. Ama santranç üzerindeki başarısı nedeniyle dünya satranç şampiyonu olmuştur . Bu karakterlerimizin tek ortak yönü Newyork'tan Buenos Aires'e giden bir yolcu vapurunda bulunmalarından başka birşey değildi. Vapurun içerisinde Mikro Czentovic ile röportaj yapmak isteyen gazetecilerde vardı. Mikro Czentovic'in vapurda olduğunu öğrenen Mc Connor kaybedeceğini bildiği halde paranın herşeyi mümkün kılacağını düşünerek, Mikro Czentovic'e para karşılığında bir müsabaka teklif ediyor. Mikro Czentovic teklifi kabul ediyor ve müsabaka günü belirleniyor. Müsabakanın başladığı esnada Doktor B. tesadüfen oradan geçmekteydi. Mc Connor' ın yenilmek üzere olduğunu gören Doktor B. istemsiz bir şekilde oyuna müdahale ederek dünya şampiyonuna karşı beraberlik almasını sağlıyor . Mc Connor bunun üzerine bir müsabaka daha yapmak için Mikro Czentovic ile anlaşıyor. Doktor B .
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,2bin okunma
9/10
·80 syf.··
2021 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2021 00:10
Kitabın dili oldukça sade ve anlaşılırdı. Akıcılık konusunda gayet başarılıydı. Hikayenin tamamında gizemli bir anlatım hakimdi. Burjuva bir adamın 24 saatlik hikayesinin anlatıldığı bu kitapta ; aslında zaman zaman hepimizin kendimizi birden içinde bulduğu yalnızlık, hissizlik gibi duyguların bizi dış dünyadan koparan bir parçasını görmekteyiz. Aslında hepimiz biraz bu kitaptaki karakter gibiyiz olaylarımız farklı olsa da hepimiz yaşadıklarımız doğrultusunda hayatı anlamlandırmaya çalışıyoruz . Hikayenin özetine geçmeden yazarın çok hoşuma giden bir sözü ile bitirmek istiyorum .. " Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık . Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar " Hikayenin Özeti : Burjuva olarak hayatını sürdüren bir adam, zamanla kendini hissizleştirip dış dünyadan uzaklaştırır. Bir gün şans eseri gitmiş olduğu at yarışında bir kadın ile karşılaşır. İçinde köreldiğini hissettiği bir takım duyguların kıpırdadığının farkına varır. Ardından kendini bir anda hırsızlık olayının içerisinde bulur. Bir çok kez bu olayı düzeltmek ister. Daha sonra vicdanını rahatlatmak için üzerindeki o parayı elden çıkarıp bir oyun oynar. Bu oyunu kazanması sonrasında ise ipin ucunu iyicene kaçırır. Eski hayatı aklına gelir , eski duyguları canlanır . Artık yaşadığını hissediyor ve eskisi gibi olmak istiyor . Daha sonra bir takım yanlışlar yapıyor. Bunların sonunda kendini buluyor . Artık hisleri yerine geliyor ama eskisi gibi olmuyor. Bu hisleri yeni benliğine adapte ederek yeni bir benliğe kavuşuyor .
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,7bin okunma
9/10
·68 syf.··
2021 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2021 09:47
Kitabın dili oldukça sade ve anlaşılırdı. Akıcılık açısından değerlendirildiğinde kişiden kişiye göre değişebileceğini düşünüyorum ama kitapta verilen sosyal mesaj için kitabı okumaya değeceğini söyleyebilirim. Kitabın konusuna kısaca değinecek olursak ; Gregor Samsa babasının borçlarını ödeyebilmek için patronunun yanında çalışan bir genç ve amacı ailesinin borçlarını ödemek ve onların daha iyi bir hayat sürmesini sağlamak. Sorumluluk sahibi olan bu genç bir sabah böcek olarak uyanır . Yaşadığı bu dönüşüm doğrultusunda sorumluluklarını yerine getiremez duruma gelmiştir. Zaman geçtikçe başta ailesi olmak üzere çevresindeki herkes ona sırtını çevirmeye başlamıştır . İşinden ayrılmak zorunda kalan samsa artık tamamen bir odanın içinde yalnızlığa terk edilmiştir . Başlarda kız kardeşi bakımını üstlenmiş ancak bir zaman sonra bu yükü daha fazla kaldıramadığının farkına varmıştır. Samsa artık tamamen yalnızdır. Çaresizlik ve dışlanmışlık duygusuyla yıpranan samsa artık yemekten , içmekten kesilmiş ve güçsüz düşmüştü.. Ancak kitabın sonu pek beklediğim gibi bitmedi daha farklı bir son hayal ediyordum . Yazarın bu eserinde vermek istediği sosyal mesaja gelirsek ; Farklı insanların hayatta hep dışlandığını ve yalnızlığa terk edildiklerini ve sistemin gerekliliklerine göre hayatınızı sürdürmeniz gerektiğini aksi taktirde yalnız kalacağınızın mesajı veriliyor . Kısacası insanların işine yaradığın sürece varsın yoksa bir hiçten ibaretsin. Bunu çok net bir şekide görmemizi sağlayan bir eser .
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,7bin okunma