Ah, sonra bir de uyku sarhoşluğuyla emekleyerek ona gidip uyansam - ezilmiş yüreğimden gözyaşı boşalıyor ve karanlık bir geleceğe doğru umarsızca ağlıyorum. 
Tüm ümitlerinin gerçekleşeceği teminatını veren bir çok vaat, dayanılmaz arzularını çoğaltan cesaretli okşamalar tümüyle ruhunu sarar; bulanık bir mantıkla, tüm sevinçlerin önsezisiyle ruhu dalgalanır ve heyecanı doruğa çıkar, tüm arzularını kucaklasın diye kollarını açtığı anda sevgilisi onu terk eder. Dona kalır, uçurumun başında hiçbir şey hissetmeden durur etrafındaki her şey karanlığa bürünür ne bir ümit, ne bir avuntu, ne de bir sezgi vardır!