"İnsanoğlu sadece değiştirip başkalaştırmaya değil, ulvîleştirmeye de muktedir olduğu bir dünyada yaşamaktadır.
Ne zaman ki bir toplum bu ulvîleşme/yücelme ihtiyacını artık hissetmez olur, işte o zaman çözülüp dağılır."
-İslam’ın Vâdettikleri, Roger Garaudy
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir kere taviz verildi mi, asla çiğnenmemesi gereken unsurlar bir kere gözden çıkarıldı mı, kalbin aynası bir yerinden çizildi mi, kefareti büyük oluyor.
İslâm mimarîsi ve tezyinatı kökenlerini aynı manevî bakış açısından alır. Denilebilir ki, İslâm'da bütün sanatlar camiye, cami ise ibadete götürür. Kubbesinin ışıldayan gücüyle cami, Allâh'ın birliğini ve yüceğilini çağrıştıran bir zübde-i âlemdir (bir küçük evrendir). Kâbe ise bunun temel taşıdır.