Bir kişisel gelişim kitabının içinde geçmesi gereken en son kelime bile olmaması gereken bir tanım, bu kitap için isim olarak belirlenmiş: SAVAŞ
Provakatif isimler kitapların satışlarını her zaman arttırmıştır. Ama iki tane kitap fazla satacağım diye, yaklaşık 800 sayfa boyunca, böylesine “sakat” stratejileri salık vermek, psikopat sayısını attırmaktan başka bir işe yaramayacaktır.
Kitaba daha uygun bir isim vermek gerekse idi: PARONAYAK OLMANIN 33 YOLU olabilirdi mesela.
Kabul,kitaba biraz haksızlık ettim. İtiraf ediyorum aslında bir çok yerde kitap paranoyakça davranmamamız konusunda bizi uyarıyor.
Özetlersek şunu söylüyor: “Hayatında tanıdığın herkes ama herkes aslında senin düşmanın. Senden ve senin çıkarlarından daha önemli hiçbir şey yok. Düşmanlarını görmemen onların olmadığı anlamına gelmez. Hazırlıklı ol, tuzaklarını hazırla, kullanabildiğin tüm insanları kullan. Yoksa hiç beklemediğin anda onlar seni yenilgiye uğratabilirler. Tüm yaşamın boyunca bu düşünceler rehberin olsun. Bu arada tüm bunları yaparken de paranoyak olmamanı Cenabı Allahtan niyaz ettiğimizi de önemle vurgularız.”
Ne dost, ne gardaş, ne ana , ne bacı, ne de yetim; Kitap boyunca tek söylediği “ vur ,kır, parçala; BU MAÇI KAZAN.
Sanki kitabı başta Sun Tzu yazmış. Sonra kitapevinin atadığı diğer yazar Machiavelli, bakmış kitap sadece askerlere yazılmış. Ben buna birkaç ekleme yapayım da beynelmilel bir şekilde cukkayı götürelim diyerek, kitabın içine etmekle kalmamış mum da dikmiş.
Allahtan kitaplara çok önem vermiyor, sadece “boş zamanlarımızda” canımız sıkılmasın diye okuyoruz.
Böyle bir toplum olsak ve de bu kitaptakileri hayatımızda uygulamaya çalışsak; Hababam Sınıfı filmindeki şaban karakterinin, kendisi kızların ajanı olduğu halde, “aramızda ajanlar olabilir” diye diye