📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Yiğitlik bir erdem değildir,” diyordu Voltaire, “vicdansız hergelelerle büyük insanların ortak özelliğidir.” psikolojik ya da sosyolojik açıdan her zaman değerli olsa da, yiğitlik, en azından kısmen, ötekinin hizmetinde olduğunda, doğrudan bencil çıkardan az çok kurtulduğunda ahlâki olarak gerçekten değerlidir. Kuşkusuz bu nedenle ve özellikle de bir ateist için, ölüm karşısındaki yiğitlik, yiğitliklerin yiğitliğidir.
Erkek, diye açıklar Aristophanes, Güneş’ten doğmuştur, kadın Dünya’dan, karma tür ise her ikisine de katılan Ay’dan. Bunların hepsi de istisnai bir güçte ve yüreklilikteydi, öyle ki tanrılarla dövüşmek için göğe tırmanmaya bile teşebbüs etmişlerdi. Bunun üzerine Zeus onları cezalandırmak için yumurta böler gibi yukardan aşağıya ikiye bölmeye karar verir. Bütünlük, birlik, mutluluk bitmişti. O zamandan beri herkes, söylenegeldiği gibi, kendi yarısını aramak zorundadır. Eskiden eksiksiz bir bütün oluşturuyorduk , birdik ama işte kendi kendimizden ayrıldık, eskiden biz olan bu bütünü şimdi sürekli aramak durumundayız. Bu arama, bu arzu, aşk denilen şeydir ve tatmin edildiğinde, mutluluğun koşuludur. Gerçekten de yalnızca aşk, iki varlığı tek bir varlıkta eritmeye ve insan doğasını iyileştirmeye çalışarak eski doğayı yeniden oluşturur.