İnsanlar ırmaklar gibidir: hepsinde su aynı sudur, her yerde birbirinin aynıdır, ama bir ırmak dar, hızlı, geniş, sakin, temiz, soğuk, bulanık, ılık olabilir. İnsanlarda böyledir. Her insan içinde tüm insan özelliklerinin ilk belirtilerini taşır ve zaman zaman bu belirtilerinin bazılarını, zaman zaman da diğerlerini gösterir, sık sık da her şeyiyle aynı kaldığı halde kendine hiç benzemeyen bir insan olur.
Küçücük pencereden içeriye dolan rüzgar, bir mahkumun bir kaç dakika için gördüğü gökyüzü gibi heyecanlı ve özlem doluydu…Esintisi evvela odanın puslu duvarlarını uyandırmıştı. Ardından eskimiş kanepenin arkasına gizlenen küfün burnu tırmalayan bayatlamış kokusunu serbest bıraktı. Beyaz çarşafın üzerinde cesetten farksız bedeninden bir nefes sesi işitildi ve aldığı kokudan rahatsız olmuşcasına büzdü dudaklarını. Rüzgar sanki iki üç aydır ölüme terk edilmiş bu aciz bedeni uyandırmakla görevlendirilmiş gibi devam etti. Yüzündeki yaralara, kaşının üzerindeki beş dikiş izine kadar her zerresine erişiyordu görünmez soğukluk.