Rénan, Müslümanlıkta kadına verilen mevki hakkında Avrupa’da yayılan yahut gayrıciddî müverrihler tarafından hâlâ yayılmakta olan rivayetleri şiddetle reddedip tenkit ederek, bugün meselâ Türk kadınlarının ekserisinde görülen cahilane hâllerin İslâmiyet’e atfının doğru olmadığını beyan ediyor ve şu sözleri yazıyor:
“İslâm, ilk asırlarda birçok mühim vasıflara sahip kadınları bize gösteriyor. Ömer ve Ali’den sonra bu asrın en ehemmiyete değer simaları Âişe ve Fâtıma’dır. Hatice’nin başı, kudret nurlarıyla parlayan bir taçtır. Muhammed [A.S.] için tarihte misli olmayan bir şereftir ki, Allah tarafından kendisine tevdi edilen nübüvvet vazifesi, kendisinin sadakat mertebesini, yani sâdık olup olmadığını herkesten iyi bilmesi lâzım gelen Hatice tarafından herkesten evvel tasdik edildi.”
İnsanları kazanmak için en iyi çare; onların sevdiklerini sever görünmek, doğru dediklerine doğru demek, kusurlarını övmek, her yaptıklarını alkışlamaktır. Yaranacak mısın? Aşırı gitmekten hiç korkma. Yalan söylediğin istediği kadar belli olsun, suratından aksın; en zeki insanlar bile dalkavukluğa kanıveriyorlar. Pohpohlamaya başladınız mı, en gülünç, en yüzsüzce söylenmiş sözleri bile yutuyorlar.
Bu benim yaptığım işte insan dürüstlüğünü biraz yitiriyor; ama insanlara muhtaç oldunuz mu, onlara uymak zorundasınız. İnsan onları başka yoldan kazanamıyorsa, kabahat pohpohlayanda değil, pohpoh isteyendedir.