Bekleyiş gamı çok, ama feryâd etmiye bile izin yok.
Âh edersem âhım, ateş mehengi olur da o serkeş, sonunda bana kasteder.
Gözüm, goncenin gözyaşına nem kesildi; bekleyiş kadehi doldu.
Ben dert kayığında çâresiz bir hâldeyim; kıyıdaysa yardımcı da yalnız feryâd etmede, sevgili de.
Kimseye zerre kadar ihtiyâcım yok; ilâcım beni iyileştiremez; takdirde yok bu.
Yıllarca bahârının gülü oldum; fakat sonunda güz geldi, soldum gitti.
Sana canla, başla rağbet ettim; gücüm yettiğince hizmette bulundum.
Şimdiyse hâlim sarpa sardı; merhamet et; bu ağlayıp inliyen kulunu bırakma.
Aruık benden sa sana gelmeyi bekleme; buna imkân yok.
Sen, buluşmamızda, yahut ölümüme gelmede ihmâl etme. Ya seninle buluşurum, sana kavuşurum, isteğime ererim; yahut da ölürüm, ölümümle adımı diriltirim.