Gülşiir

Bende dünyanın acısıyla sevinci öpüşüyor Irmakların birleştiği o nokta benim İtilip tekmelendiğim bütün kapılarda Bana atılan her taş şimdi çiçek açıyor. Ahmet Erhan
Şiir
Gülşiir
Ahmet Erhan şiirlerini Eser Gökay yorumuyla dinlemiş miydiniz?
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
7/10
·59 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2023 01:01
Bir film montajcısı olup aynı zamanda hikaye yazan adamın, sevdiği kadın Müzeyyen'in, hayatından çoktan gidişini ama bunu geç farkedişini konu alıyor kitap. "Hikayeye göre adam, kadını çok seviyor, sevdikçe ruhu büyüyor, eve sığmıyor..." Müzeyyen gibi kadınlar sizi ilk başta öyle bir sever ki, sanki onun hayatı sizden ibaret sanırsınız. Sonra sebepsiz yere bir anda kaçar giderler, dımdızlak kalırsınız. Bazılarımız bilerek veya bilmeyerek yapmışızdır Müzeyyenlik hayatımızın bir bölümünde. Bağlanmak oldukça zor meziyet çünkü. Müzeyyen'e de hak vermek lazım. Diyor ki: "Bir şeyin kalbinizi kırması için illa yanlış olması gerekmez ki. " Keyif alarak okudum.Yer yer esprili dille yer yer de edebi cümlelerle şiir gibi bir kitap.Filmi de favorim olmuştur hep.. Fakat argo ve küfürden aşırı rahatsız oluyorsanız sizi irite edebilir çünkü sokak jargonuna ağırlık verilmiş. Ayrıca kapak tasarımı ve kitaptaki çizimler de resim yapmayı seven benim oldukça dikkatimi çekti, aldı bağrına bastı:) O zaman şu alıntı ve yaralı bir kabullenişle bitirelim: "Bitse ne olur, bitmese ne! " Keyifli okumalar...
2023 Okuma Raporları
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutkuİlhami Algör · İletişim Yayıncılık · 201434,8bin okunma
Gülşiir
Çok güzel anlamışsınız teşekkürler 🪻

m

, bir kitap okudu
Puan vermedi·172 syf.·
2022 6. kitabı
Philippe J. Dubois
7.9/10 · 1.642 okunma
Gülşiir
Ooo bir takım okumalar yapılmış😍
7/10
·88 syf.··
2017 126. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2017 20:41
Bu kitap Mustafa Kutlu eğer eserin başındaki üslûbunu kitabın sonuna kadar sürdürebilseydi belki de bir klasik olacaktı. Öylesine güzel bir dille anlatıyor ki yazar hikâyelerini, ilk hikâyeyi okuduktan sonra bir daha okudum. Bir lunaparkta gezerken insanların iç seslerini dinliyoruz kitapta, okurken bu iç seslerin aslında aynı hikâyenin halkaları olduğunu öğreniyoruz, halkalar genişledikçe lunaparkın dünya olduğunu ve buraya kapalı kaldığımızı, çünkü dünya malına, süfli arzulara gönül indirdiğimizi anlıyoruz, bu yüzden çıkış yok, çünkü bu böyledir, dünya böyledir, dünya arzusu böyledir, ve insan böyledir, diyor yazar, kitap kapağında üç kere tekrar edilen "hiç" sözcüğü dünya hayatının öte alemler karşısındaki yerini hatırlatıyor... bütün bunlara inanalım inanmayalım, yazar bunu hissettiriyor, o hissi verebiliyor ve kalemi son kısma kadar küçük gevşemelere rağmen çıtayı yukarıda tutabiliyor. İlk iki hikâye kitabın bütün yükünü taşıyor gibi; bu iki hikâyede muğlak, karışık, içiçe geçmiş düşünceler, iç konuşmalar, olaylar var ve yazar bütün bunları maharetle birbirine karıyor, ortaya okuması çok lezzet veren hikâyeler çıkıyor. Kitabın "son " adını taşıyan son bölümü ise iç seslerin kenara çekildiği ve yazarın "mesajını" vermek istediği bir fantastik hikâyeye dönüşüyor ve kitabın başından sonuna dek süren, ara ara renk kaybetse bile etkileyici üslûbu kayboluyor. Bu, böylesine güzel bir esere yapılmaması gereken bir kötülük aslında, ama Kutlu böyle yapmayı seçmiş. Yazar bizi anlatmak istediği şeye yönlendirerek mesaj verme kaygısı gütmeseydi, iç sesler kitap boyunca olduğu gibi içimize bütün gürültü ve fısıltılarıyla karışsaydı ve o sonu biz kendimiz hissetsek ya da hayâl etseydik, çok daha güzel olacaktı.
Bu BöyledirMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20229,2bin okunma
Gülşiir
Çok güzel yorumlamışsınız kaleminize sağlık🌸🌿