Werther’in yazgısı ile, sonsuzluğa uzanmak isteyen ama her seferinde kendi sınırlarına çarpan insanın sorunsalının işlendiği bir eser. Werther için sınırlarının ötesine geçme olanağı hiçbir zaman olmadı; aksine bu sınırların oluşturduğu duvarlar onu gittikçe daralan bir alana sokup en sonunda da mahvına sebep oldu.
“İnsan aslında karmaşık bir varlık değil. Çoğunluğu zamanın büyük bir bölümünü yaşamak için kullanıyor, geriye kalanı ise, özgür oldukları küçük zaman diliminden öyle korkuyor ki, ondan kurtulmanın her türlü yolunu deniyor. İşte insanın değişmez yazgısı!”
Dostoyevski okumaktan asla ama asla sıkılmayacağım. İnsan ruhunu bu kadar iyi analiz edip anlatan bir yazar daha okumadım sanırım. Cidden şanslıyız onu okuyabildiğimize.
“Bazen en çılgın, en imkansız görünen fikir kafanızda öyle kuvvetli bir yer edinir ki, öyle veya böyle gerçekleşeceğini zannedersiniz...”