Her ulus, tek gerçek dine inandıklarını, tek mantıklı hükümet sistemine sahip olduklarını "biliyor." Hepsi, kendilerinin de berbat olduklarından şüphelenmeden diğerlerini küçümsüyor. Hepsi, kafalarındaki, üstün oldukları hayaliyle gurur duyuyor. Hepsi Tanrı'nın en çok onları sevdiğinden emin. Hepsi savaş zamanında şüphe etmeden, kendilerine güvenle O'na methiyeler düzmeye devam ediyorlar. Kısacası, tüm insan ırkı memnun. Dini ne olursa olsun, başındaki efendi kaplan da ev kedisi de olsa, hep mutlu, minnettar, gururlu...
İnsanın doğruyla yanlışı ayırabilmesi gerçeği, diğer varlıklara karşı olan düşünsel üstünlüğünün ispatı. Fakat yanlış yapabiliyor olması gerçeği de yapamayan herhangi bir varlık karşısındaki ahlaki yetersizliğinin kanıtı.
Ama ne fark eder? Onurumuzu avukatlara, çocuklarımızı uzmanlara, topraklarımızı makinelere bıraktığımızdan, bizi korusun diye atımızı, silahımızı teslim edip devlete sığındığımızdan beri ne kaldı geriye? Kendisini korumaktan, yaşatmaktan aciz,geleceğin kulları olan bizler için...