Gençliğimizde bilhassa çeşitli anlayıştaki sağcılar bir araya gelince karşılıklı birbirlerini sınamak için: "Denizde iki kişiyi boğuluyor görsen, sen de ancak birini kurtarabilecek durumda olsan müslümanım diyeni mi, Türküm diyeni mi kurtarırsın?" sorusunu sorarlardı. Bu soruyu bize de sordular. İkisini de diyemezdik. İllâ birisi, ama kim? Soruyu soran cevaba göre karşısındakini bir şablona oturturdu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsana evvelâ lâzım olan imandır. İmanın rûhu da ameldir. İmanın kemâli Allahı sevmek, amelin kemâli de halkı sevmektir ve kimseyi incitmemek ve kimseden incinmemektir.
Sevgi kurgulanabilir tasarlanabilir miydi? Hadi önceden karar verilebilir, kurgulanabilir, tasarlanabilir diyelim, insanın bir de ona gerçeği söyleyen içi yok muydu? insan içine hudut çizebilir, söz geçirebilir, gönlüne ferman dinletebilir miydi ?
Ana, baba, hoca hakkı ödenmez, mürşit hakkı ise hiç, ama hiç ödenmez. Bu müşkile tek çâre ise, onun yolunda gitmek ve mahcup etmeyecek bir hayat çizgisinde yürüyerek, yüzünü ak etmektir.
Gerçek mürşit, almak için değil vermek için bu âleme gelmiştir.
Binâenaleyh mürşidin sahîfe-i ahvâli olan müritlerinden de beşeriyete hayırlar gelmesi, insanlara faydalı ve yardımcı olması, güzel ahlâkta, doğrulukta, fazilette, ferâgatte ve emsâli iyi haslet lerde konuklamayı öğretmesi gerekmektedir.
Beşeriyete yardım yalnız para ile pul ile olmaz. Bilgisinden, iyi huyundan, doğruluğundan, güzel ahlâkından, faziletlerinden etrâfina vereceği örneklerle yol göstermesi, en büyük yardım, sadaka ve zekattır.”