Vildan

Necati Tahralı: "Osmanlıların sefere çıkmalarının zâhirî sebepleri dışında başka sebepler de var mıdır?" diye sordu. “Îlâ-yı kelimetullah!.. Seferler, Allah'ın ismini bütün dünyaya yaymak için yapılmıştı. Onun için de muvaffak olunuyordu.” diye cevaplandırdı.
Sayfa 219
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Öyle zannediyorum ki boza ikrâmı eski İstanbul âdetlerinden gelen bir ikram tarzı idi. Çünkü Annemiz de kış günlerinde misafirlere boza, ikram edildiğini hem bizlere anlatmış hem de hâtıralarında yazmıştı.
Sayfa 209
Edebiyat
Çekiliş demeyelim de hediye.
Kitaplığımda var olup, tekrar bana hediye edilen serinin bu kitabını Dem Bu Demdir Saat Bu Saat okumak isteyen bir arkadaşımıza ulaştırmak isterim. İlgilenen okur arkadaşların bir yorumda bulunması kâfidir. Bu akşam nasip olur ise haber veririm.
İlk kitabı hakkında…
Aşk Bu İmiş’i Semiha Cemal Hanımın yazmaya başladığı, ömrü vefâ etmeyince Sâmiha Annemizin tamamladığı hakkında bir rivâyet duymuştuk. Halbuki 1949'da Feridun Kandemir, kendisiyle yaptığı bir röportajda "Sizi Bâbıâli'de heveskârlar arasında hiç görmedik. Günün birinde, birdenbire Aşk Bu İmiş'le ortaya çıktınız. Böyle bir hamlede roman yazmaya, sizi sevkeden sebep nedir?" sorusuna: "Duygularımı, düşüncelerimi rencîde eden bir kitap okumuştum. Tam on bir sene evvel", "Şimdi hatırlamıyorum. Onun ilk reaksiyonu olarak, cevâbî mâhiyette, ilk kitabımı, gayet kısa bir zamanda yazmıştım. Neşretmek niyetim yoktu. Fakat böyle bir kitap yazmış olduğumu öğrenen yakın bir büyüğüm, neşredilmesini istedi. Neşrettiler; ben meşgul olmadım."; daha sonra 5 Nisan 1952'de Selahaddin Güngör'ün röportajında: "İlk yazdığınız kitap hangisidir?" sorusuna: "Aşk Bu İmiş!..." cevâbını verir. Konuşma devam eder. "Ne zaman yazdınız?", "Otuz yaşlarında iken.. Bana ilk defa roman yazmak arzusunu ilham eden şey nedir, bilir misiniz? Bir gün prensip ve duygularıma hiç de uymayan bir kitap okumuştum.", "Adı nedir?", "Şimdi adını bulamadım. Fakat bu kitabı okur okumaz, orada kanaatlerime aykırı gelen şeyleri reddedebilmek için kaleme sarıldığımı gayet iyi hatırlıyorum."
Sayfa 179
Edebiyat
Bir seferinde de vakıf toplantısında söylediği bir fikre itiraz edilince sesini çıkarmamıştı. Daha sonra hâdiselerin seyri sözlerinin haklılığını ortaya çıkarınca da sesini çıkarmamıştı. Ertesi günkü çalışmamız sırasında: "Ben demiştim, deseydim bu, nefsimin cevabı olacaktı. Münakaşayı hiç sevmem" diyerek bir bakıma bizleri de uyarmıştı.
Sayfa 169
Edebiyat