bu uçsuz bucaksız evrende yeni, farklı bir şey yok. insanın anlık zihnine eşsiz görünen şey, tanrı gözünün sonsuzluğunda kaçınılmaz bir şey olabilir. hayattaki o garip saniye, o sıradışı olay, çevrenin, fırsatın ve karşılaşmanın muhteşem tesadüfleri… hepsi, galaksisi iki yüz milyon yılda bir değişim geçiren ve şimdiden dokuz değişim geçirmiş bir güneşin gezegeninde sürekli olarak tekrarlanmış şeyler olabilirler.
her biri, uzay ve zamanda eşsiz olduğuna dair mağrur sanrılarla gelişen, sonu gelmeyen dünyalar ve kültürler var. aynı megalomanlıktan muzdarip sayısız insan geldi bu hayata; kendisinin eşsiz, yeri doldurulamaz, benzersiz olduğunu düşünen. daha da gelecek böyle insanlar… sonsuza kadar. bu da böylesi bir zamanın ve böylesi bir adamın hikayesi… bu yıkıma giden adam’ın hikayesi.