Astera

Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı
10/10
·975 syf.·
Beğendi
·
2025 8. kitabı
SPOİLER İÇERMEZ. Çok çok duygusalımm Kitabın olay örgüsünden çok iç Dünyasını ele alacağım bu seferki incelememde. Çok kez duygulandım ve çok kez de kahkaha attım. Harry artık büyüdü ve biz onunla birlikte çevresindeki insanları da tanıdık. Harry bağ kurdukça okuyucu da bağ kurdu. Hatta Harry'nin farketmediği durumları farkettik. Başta Harry'nin baba faktörü olarak gördüğü Sirius. Harry'nin ona olan güveni, yanındayken yuva gibi hissetmesi. Sirius'un ise Harry'i tüm dünyası olarak görmesi. En yakın arkadaşından kalan bi emanetten çok daha ötede. Kan bağı ile olan ailesinin onu dışlaması ile arkadaşlarını ailesi olarak görmüş Sirius için Harry bambaşka bi konumda. Sanki geçmişten, anılarından ufak bi hatıra. Tüm benliği ile koruduğu, sevdiği, ailesi olarak gördüğü ve ölümüyle canının yandığı, gördükçe en yakın arkadaşını hatırladığı, evlattı onun için. Belki daha fazlası. Biz Sirius'u 3. Kitapta tanıdık. Daha doğrusu Harry tanıdı. Ama aralarındaki ilişki 0'dan başlamadı. Başı çok öncesine dayanıyordu bu yüzden birbirlerini gördükleri andan beri birbirlerinine bağlıydılar. Harry için ve okuyucular için büyük bi değer Sirius Black. Sonrasında ise Lupin ve Tonks'u sıkça gördük. Maddi manevi her an oradalardı. Yoklarken bile verdikleri bi güven vardı. Aynı şekilde Moddy'de öyle. Weasley ailesine gelirsek. Kendileri en başından beri Harry için oradalardı. Öyle hemen değil, yavaş yavaş kurulan bi iletişim ve güven bağı. Yavaşça sevdik onları. Kitabı bitirmeye yakın farkettim aslında ne kadar çok sevmişiz ailenin üyelerini. İkizler yokken okul eksik kalırmış mesela. Her zaman güldürdüler. Varlıkları içimizi sımsıcak yaptı. Binalarının neden Gryffindor olduklarını kitapta tam anlamıyla gösterdiler bize. Ron öncesinde gösterimişti zaten ama ikizlerinkini bu kitapta daha
1000Kitap
Harry Potter ve Zümrüdüanka YoldaşlığıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 202032,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
6/10
·268 syf.·
Beğendi
·
2025 7. kitabı
Mehmet Rauf - Eylül Öncelikle belirteyim çok olumlu yorumlar yapamayacağım. Yazarımızın anlatım dilinden bahsedersek hoşuma giden tek yanı buydu diyebilirim. Mehmet Raufun kendine has anlatım tarzıyla hoş bir yolculuğa çıkıyoruz ve sonbaharın verdiği soğuk hava, hafif yağmur tıkırtıları veve kahve eşliğinde okurken sıcacık olabilirsiniz. Bahsettiğim yazarımızın kalemi. Kitap asla böyle değil. İlk sayfaları çevirirken bu hislere kapılıp sonrasında ahlak normlarının izin vermediği 'masum' olarak bahsedilen ama hiçde masum olmayan, tamamen ihanet saydığım aşk'ı okuyoruz. Kitabın o sıcaklığı uzaklaşıyor ve yerine "hadi artık bitsin," "bu kadarıda fazla ama" gibi cümleler kafanızda dönmeye başlıyor. Süreyya'nın en yakın arkadaşı ona ihanet edip karısına aşık olmamış gibi bir de karısı yani Suat, kocasının en yakın arkadaşına aşık olmaya başlıyor. İlk psikolojik türk roman olması ile ilgimi çekip okumak istediğim bir kitaptı ancak hâyâl kırıklığı ile kapattım. Kimseye de tavsiye etmeyeceğim. İnanın bana sırf anlatımı hoş diye bu tarz kitaplar okunmasına hiç gerek yok. Hem anlatımı hoş hem de ahlak kurallarını çiğnemeyen birsürü kitap var.
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202549,9bin okunma
9/10
·430 syf.·
2025 2. kitabı
Meryem ve Leyla... Dünyada insan olduğu sürece zulüm ve savaş hiç bitmeyecek. Okurken zaman zaman yazara çok kızdım. Hatta ikinci yarının başlarında kitabı kapatıp bir süre okuyamadım. Okuduklarımı hazmedemedim. Keşke hiç başlamasaydım dedim. Durup durup hayatı sorguladım. Benim okuyamadıklarımı birileri bir yerde yaşıyor. Tam olarak içinde. Biz ise hâlâ ırkçılık yapmaya, insanları ötekileştirmeye devam ediyoruz. Kitabı kimseye tavsiye etmeyeceğim. Meryem, Leyla ve Tarık. Hepsi içimi acıtan isimler olarak kalacaklar. Benim sitemim kitaba mı yoksa bu kitabın gerçek olma ihtimaline mi bilmiyorum. Bu kitap için çok güzel incelemeler yazılabilir, yazılmıştır da mutlaka. Ama ben yapamayacağım.
Psikoloji
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,3bin okunma
9/10
·517 syf.·
Beğendi
·
2024 9. kitabı
MARTIN EDEN (Spoiler İçerir) Jack LONDON'ın yarı otobiyografik romanı. Karakterimiz Martın EDEN 20 yaşında ve küçüklüğünden beri çalışmak zorunda kalmış bir denizcidir. Bir gün burjuva kesimden birinin hayatını kurtarır ve hayatını kurtardığı kişi onu evine davet eder. Martin Eden'in hikayesi böyle başlayacak. Arthur onu evine götürdüğünde Martin evde bulunan her şeyden etkilenir. Özellikle de Arthur'un kız kardeşi Ruth'dan. Onun ilahi bir güzellik olduğu düşüncesine kapılır. Tam anlamıyla mükemmelliğin somut hali olduğunu düşünür ve hayranlık besler. Ruth'a layık olmak için çaba sarfetmeye başlar. Ruth ise onu eğitip şekil verebileceği biri olarak görür. Martin, hayranlık beslediği bu yüksek kesimi anlamak ve içlerine dahil olmak için sıkça kitap okur, diksiyonunu geliştirir. Okudukça fikir akımlarını öğrenmeye başlar ve sosyalist düşünceyi benimser. Günlerce aç ve uykusuz biçimde sürekli okur, yazar ve kendini geliştirir. Jack London karaktere kendinden çok şey katsa da, kendisi sosyolizme karşıdır. Ancak Martin Eden sosyalist düşünceyi benimser. Benim de dikkatimi çeken noktası buydu aslında. Yarı otobiyografik romanının karakterini kendisiyle zıt bir düşüncede olması. Zamanla Martin yazmaya başlar. İçinden geçen her şeyi makale, şiir ve roman'a dönüştürür. Ancak hiçbiri dergiler ve insanlar tarafından onaylanmaz. Herkes dışında Martin'in en çok önemsediği Ruht bile yazdıklarıyla hiç ilgilenmez. Ruht'un ailesi nişanlanmalarına onay verse de Martin'in işe girmesi için onu ikna etmeye çalılırlar. Ancak Martin hiçbir şekilde işe girmeyi kabul etmez ve gazetede Martin hakkında yazılan hoş olmayan yazılar sonucu nişan atılır. Ruth ve ailesi artık yüzüne bakmaz. Aradan çok zaman geçmeden Martin'in ilk kitabı basılır. Kitabı çok beğeni topladıktan sonra dergiler ve
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
10/10
·202 syf.·
Beğendi
·
2023 19. kitabı
Eğitim kitapları içerisinde okuduklarımdan en faydalı olanları hep türk pedegogların yazdıkları oluyor. Bunlardan bir tanesi de Adem Güneş'in kaleme aldığı Çocuk Eğitiminde Pozitif İletişim kitabı. Genel olarak baktığımızda ceza sisteminin yanlışlarından, çocuklarımızdan neler götürdüğünden sıkça bahsetmiş. Değindiği konuları en anlaşılabilir şekilde okuyucuya sunmuş. Bu yüzdendir ki 2 günde su gibi aktı kitap. Aynı zamanda neredeyse her sayfada altını çizdiğim cümleler oldu. Ceza vermek bütün ailelerin kaçınılmaz başvurduğu bir yöntem. Bahane olarakta "Annem babam bizi hep dövüyordu bi şey olmadı" ifadesini kullanmaları aslında neler olduğunu açıkça göstermekte. Ceza veya şiddet uygulanan çocuk, büyüyüp çocuk sahibi olduğunda aynı muameleyi kendi çocuğunda da uygulamakta. Anlattığı konuyu İslam ile bütünleştirerek anlattığı için yazara bir kez daha teşekkür ettim. Dinimizde doğru bilinen birkaç yanlışı düzeltmesi de akıllardaki soru işaretlerini gideriyor. Her anne baba adayının eline alıp okuması gereken kitaplardan bir tanesi. Bu yüzden tavsiyemdir hem anne babalar hem de öğretmenler mutlaka okumalı.
Psikoloji
Çocuk Eğitiminde Pozitif İletişimAdem Güneş · Nesil Yayınları · 2013597 okunma