Visal Blog

Visal Blog
@Visal_Blog
Bir kavuşma misali... bio.link/visalblog
Puan vermedi·54 syf.··
2024 23. kitabı
Bir Stefan Zweig kitabı daha bitirdim. 'Kızıl' kelimesi olaya çok sonradan dahil oluyor. Bu süreye kadar anakarakter olan Berger'i tanıtıyor yazar bize. Kız gibi büyümüş Berger, narin ve özgüvensiz. Bu yüzden kendinin tam tersi olan birini idol belirliyor kendine, sonrasında asla onun gibi olamayacağını anlasa da... Kitapta bir şekilde herkes kendine benzeyen insanlarla bir araya geliyor. Yazar Berger'in nasıl insanlığını kaybetmek üzereyken bir olay sonucu yeniden yaşama dönmesini anlatıyor. Dili çok güzel. Yeni yanmaya başlamış bir ateşin önce yavaş yavaş sönmesi, sonra birden coşup, tamamen bize veda etmesi gibi. Berger yaşamaya tutunurken ben de tutundum, ölürken ben de öldüm. Zweig'ın kitaplarında sevdiğim bir diğer şey insanı değerleri ve insan olmanın, yaşıyor olmanın ne demek olduğunu çok canlı bir şekilde anlatabilmesi. Berger hayata yardım etme arzusuyla tutunuyor ilk defa. Dünyası sevgi duyabildiği için renkleniyor. Baştaki hastalıklı ruh halinden çıkabiliyor ve dünya görüşündeki zıtlıkları çok net görebiliyoruz. Eleştirebileceğim tek nokta on üç yaşındaki bir kıza karşı hissettiği 'fazla sevgi' olabilir. Ben okurken bu kısımdan ziyade Berger'in kişisel gelişimine dikkat ettim ama bu konunun ağır eleştirilmesini haklı buluyorum. Ayrıca Karla'nın saçlarındaki kızıl, Berger'in kolundan akan kan ve hastalık olan kızıl bir üçgen oluşturmuş. Oldukça kırmızı bir kitap. Yazarın ilk kısımda taşradan büyük şehir (Viyana) hayalleriyle gelip gerçeklerle yüzleşen bir karakteri bize tanıtması da o dönemin gerçeklerine güzel bir ışık tutmuş. Akıcı ve kısa, bu yüzden tek oturuşta bitirebilirsiniz. Stefan Zweig
Stefan Zweig
KızılStefan Zweig · Maviçatı Yayınları · 201937bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·360 syf.··
2024 20. kitabı
Hani tarihi olayları yaşayan insanlar sanki "başka" birileriymiş, onlar bizim gibi değillermiş gibi düşünürüz ya... Bu kitabı okuduktan sonra bir daha böyle düşünemeyeceksiniz. Anne o kadar "tanıdık" birisi ki, hiç yabancılık çekmiyorsunuz. Ben okurken Anne'nin o anlatılan hikayelere tanıklık ettiğine inanmakta zorlandım. Bu arada eğer "Neden günlük tutmalıyım?" sorusuna cevap arıyorsanız bu kitap tam sizlik. Anne, tek başına yaşamadı. Arka Ev'de onunla beraber kalan 7 kişi daha vardı. Ama sadece onun düşünce ve anılarını biliyoruz. Çünkü sadece o yazdı!
Anne Frank'ın Hatıra DefteriAnne Frank · Epsilon Yayınevi · 20238,9bin okunma
Başlığın ironikliği konusunda hepimiz hemfikiriz
10/10
·210 syf.··
2023 71. kitabı
Yaşamak Çin'li bir yazardan okuduğum ilk kitaptı. Okurken paramparça olduğumu sona bırakacağım, birazcık kitabın anlam ve öneminden bashedelim. Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar demişler. Bu kitap da zamanında Çin'de yasaklanmış. İronik olarak filmi Cannes Film Festivali Büyük Ödülünü kazanıyor. Çin'in tarihine baktığımız zaman 20. Yüzyılda komünistlerin milliyetçilerle yaşadığı çatışmalardan bir iç savaş çıktığını görüyoruz. Kitapta komünistlerin başa geçmesi, savaş anı, savaştan sonra değişen hayatları ve kültür devrimi açıkça anlatılmış. Duvarlara yazılan sloganlar kültür devrimindan, el konulan tarlalar, tencereler ve koyunlar komünist sisteme geçilmesinden. Yazar Çin devletini eleştirmekten sakınmadığı için kitap uzun süre yasaklı kalmış. Okurken o günlerde yaşıyor gibi hissediyorsunuz. Belki de bu yüzden kitabın ismi Yaşamak'tır. Az süslü cümleler tüm dramatikliği ve zulmü neredeyse mizahi bir dille anlatıyor. Yine de bu okurken paramparça olmanızı engellemiyor çünkü gerçekler birden soğuk bir duvar gibi yüzünüze çarpıyor. Kısa ve öz. Yaşamak, o günlerde Yaşamak neydi okuyucuya gösteriyor. Kesinlikle herkesin okumasını öneririm. Profilimizdeki alıntılara da göz atın! Spoiler! Ayrıca başlığın ironikliği konusunda kitabı okuyan herkes hemfikir olabilir, çünkü ana karakter dışında herkes ölüyor. İsmi hayatta kalmak da olabilirmiş. Bu ölümlerin hepsinin farklı sebepleri olması yaşamaya başka bir boyut getirmiş. 'Fasulyeden boğularak ölünür mü? Yazar bahane aramış' diye düşünenler bu ölümlerin arkasında ne anlam saklı diye bakmalılar. Torunu fasulyeden ölmüyor, yoksulluk yüzünden hayatında fasulye görmemiş çocuk nasıl fasulye yendiğini bilmediği için ölüyor. Valinin karısını kurtarmak için ölmek zorunda kalan oğlundan bahsetmiyorum bile. Kitap boyunca en çok
Yaşam ve Ölüm
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,7bin okunma
Tanıdık bir hikaye
Puan vermedi·188 syf.··
2023 69. kitabı
Simyacı "Küçük Prens" okuyanların tanıdık olduğu bir hikaye. İkisinin de ünü verdikleri mesajın evrensel olmalarına dayanıyor bana kalırsa. (Spoiler) Bir örnek vermek gerekirse, Küçük Prens'te çöl içinde bir yerlerde bir kuyu sakladığı için değerliydi. Simyacı'da çöl Fatima için değerli çünkü içinde bir yerlerde sevdiği ve dönmesini beklediği adam var. Ve evet ikisi de yaşayamayacağımız hayatları anlatıyorlar. Ne de olsa hiç birimiz bir yılandan yardım alarak yıldızlara uçmuyoruz yada bir mağarada koyunlarla uyumuyoruz. Ama her iki hikayeden de kendi 3+1 evlerimizde geçen kırmızı ışıklarda beklemeceli hayatlarımıza pay çıkarıyoruz. Güzel kitap mıydı? Evet. Okunmalı mı? Bolca evet.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,9bin okunma
Çaylak ile Filozof
Puan vermedi·128 syf.··
2024 8. kitabı
Çaylak ile Filozof Geçen gün arka arkaya ilk üç kitabını bitirdiğim çocuk kitabı serisi Çaylak İle Filozof hakkında konuşmaya geldim. Çocuk kitabı dediğime bakmayın, 40 yaşında da olsanız okuyup kendinize bir şeyler katabileceğiniz, aklınızdaki sorulara cevap bulabileceğiniz bir seri. Özet geçmek gerekirse ailesini kaybettikten sonra babaannesinde yaşamaya başlayan aylak bir çocuğun babaannesiyle yaptığı felsefik diyalogları konu ediniyor. Çocuk kitabi ne kadar felsefik olabilir ki diye düşünüyorsanız, Theseus'un gemisinden Prokrustes'in paslı karyolasına, Platon'un mağara benzetmesinden 1984 kitabındaki yönetim biçimine beni çok şaşırtan düşünceler ve oldukça ciddi referanslar vardı. Dili kolay olduğundan tek oturuşta zevkle okuyabilirsiniz. Özkan Öze'nin kitaplarındaki aşırı eğlenceli diyaloglar, Filozof ve Çaylak'ın felsefik düşünceleri, bir de üç kitap boyunca etraflarında gelişen duygusal olaylar seriyi dört dörtlük yapmış. Uzun süredir bir seriyi bu kadar severek okuduğumu hatırlamıyorum! Ebeveynlerin çocuklarıyla beraber okuyabileceği, gençlerin de beğeneceğinden emin olduğum, güzel değerlere sahip bir seri. Şimdiden iyi okumalar dilerim.
Felsefe-Düşünce
Çaylak ile FilozofÖzkan Öze · Uğurböceği Yayınları · 20182,441 okunma