Dostoyevski

Dostoyevski
@VladimirLenin
İsengardın sömürgeci sanayisinden kaçabilmiş Khandlı Marksist devrimci. Sosyalist İktidar
Middle-Earth, Valinor, Mandos'un Salonları
2 Eylül 1973
72 kütüphaneci puanı
29 okur puanı
Eylül 2023 tarihinde katıldı

Dostoyevski

, bir kitap okudu
10/10
·160 syf.··
3 günde okudu
·
2024 33. kitabı
Friedrich Engels
8.9/10 · 125 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Balondan daha çok şişirilmiş kitap
3/10
·160 syf.··
2024 30. kitabı
Ne zaman bir kitap okusam, kendime en azından birşeyler kattığımı hissederek mutlu olup sınırlı olarak egomu tatmin ederim. Bir kitap insana her yönden katkı sağlayabilir; Entelektüel bilgi, ruhun açlığını dizginleme, kişilik ve Friedrich Engels'in Honore de Balzac için dediği gibi "Fransız toplumunun öylesine olağanüstü gerçekçi bir tarihini vermiştir ki, ekonomik ayrıntıları bile, dönemin bütün meslekten tarihçileri, iktisatçıları ve istatistikçilerinden öğrendiğimin daha fazlasını ondan öğrendim" yani ele aldığı dönemin maddi koşullarını bile öğrenebiliriz bir kitaptan. Ancak bu kitaptan hiçbir şey alamadım. İlk defa bir kitabı okurken zamanımı boşa harcadığımı hissettim. Saçma salak insanların yazılarını okurken bile en azından onların görüşleri hakkında fikir sahibi olabiliyorsunuz. İyisiyle kötüsüyle size bir şeyler katabiliyorlar. Ama Bukowski denilen sözde yazarın tek yaptığı, kendi yaptığı iğrençlikleri romana çevirip sanat eseri yarattığını sanmak. Kendisinin bizzat romanda dediği gibi: "Neredeyse herkes yazar olduğunu düşünüyordu. Kimse dişçi veya otomobil tamircisi olabileceğinden emin değildir ama herkes yazar olabileceğinden emindir. Sınıftaki elli kişiden belki on beş tanesi yazar olduğunu düşünüyorlardı. Herkes konuşabiliyor, sözleri kağıda yazmayı biliyordu, demek ki herkes yazar olabilirdi..." Kendisi bu kategoriye girmediğini düşünse bile aslında içinde olduğunu biliyoruz. Anlatılmak istenileni es geçelim, belki kitap bize bir şey katmayacak ama edebi değeriyle bizi büyüleyebilir sonuçta. Ancak hayır, Bukowski denilen bunağın dili o kadar berbatki, okurken bir lise öğrencisi tarafından yazılmış gibi hissediyorsunuz. Belki ben anlamamışımdır diye yabancı incelemelere baktım. O kadar zorlama anlamlar çıkarılmışki, iyice iğrendim kitaptan. Buna para vereceğinize toprağa
FactotumCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20203,543 okunma
Voltaire
Puan vermedi·68 syf.··
2024 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2024 22:07
Bir felsefe kitabının incelemesine spoiler ibaresi eklemek saçma olduğu için eklemiyorum(gerçi buda onun yerine geçti). Voltaire Fransız Aydınlanma Çağının en önemli yazarlarından biridir. Felsefesine yön veren iki büyük filozof vardır. Biri Locke diğeri Descartes'tir. Cahil Filozof kitabında bu iki kişi üzerinde uzun uzun durur. Descartes'i yerden yere vururken, Locke'yi benimser. Kendisinin pek özgün fikirlere sahip olmadığınıda belirteyim. Voltaire bir materyalisttir. Ancak Onu diğer maddecilerden ayıran en önemli nokta bir tanrı inancına sahip olmasıdır. Voltaire'nin çelişkileri: Dünden bugüne maddecilerin tanrıyı reddetme nedenleri arasında gösterdikleri neden olan "evrenin sonsuzluğu" tezini kabul etmekle beraber aynanda iki sonsuzun varolabileceğini savunmuştur. Ve maddeciliğin ateizm ile eşleştiği bir dünyada yaşadığımızı düşünürsek Voltaire çelişkili fikirler oluşturmuştur. Yinede bir teist değildir. Kendisi bir Deisttir. Locke'nin en önemli fikirlerinden olan Empirizmi(kısacası insanın doğuştan hiçbir bilgiye, içgüdüye vb. sahip olmadığını ve tüm herşeyimizi duyularımızla ve çevremizle kazandığımızı savunan görüş) benimseyip geliştirmiştir. İki töz (substance) olduğunu savunan Descartes, zihnin (res cogitans) ve maddenin (res extensa) iki ayrı töz olduğunu öne sürmüştür(Düalizm). Voltaire buna sertçe karşı çıkmıştır. Voltaire'ye göre tek bir töz vardır. Her ne kadar maddeci olsada şüpheci yönleri vardır. Örneğin İş Bankası Baskısında 8. sayfada şunları söyler: "Tecrübe olmadan hiçbir kavrama sahip olamayacağımıza göre, maddenin ne olduğunu anlamamız imkansızdır. O tözün özelliklerine dokunuyoruz, onları görüyoruz. Fakat altta duran anlamına gelen substance kelimesi bile o altta duran şeyi asla bilemeyeceğimiz konusunda bizi yeterince ikaz ediyor" Yani
Cahil FilozofVoltaire · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20203,236 okunma