Soyvetler Birliği'nin ilk kadın bakanı ve sıkı bir feminist olan Kollontai; proleter diktatörlüğün, burjuva cinsel ahlakını ve aile kurumunu kaldıracak dolayısıyla da kadınların kurtuluşunu sağlayacak olan yegane unsur olduğuna inanıyordu. Ona göre devlet, bir sonra ki devrimci kuşağı oluşturacak olan çocuklara yönelik meşru bir ilgi duyuyor olsa da evlilik gibi kısıtlayıcı bir kurum tarafından engellenmeksizin sevginin pek çok farklı türünü tecrübe etmekte özgür olmaları gereken erkek ve kadınların arasındaki ilişkilerle meşgul olmamalıydı. Bu idealin peşinde Kollontai; kadınlara sivil evlilik, boşanma ve kürtaj gibi hakları yasallaştırdı, meşru ve gayrimeşru çocuklara eşit hakları sundu.
*"Bir erkeği aşk yaşamındaki davranışları için yargılar mıyız?
Genellikle, çok esnek olan belli sınırları aşmadığı sürece, seks yaşamı kendisinin "özel konusudur" deriz. Erkeğin karakteri, aile ahlâkıyla ilgili yaklaşımıyla değil, işindeki verimliliği, zekası, iradesi, Devlete ve Ülkeye yararı ile değerlendirilir. Kadınların çoğu devlet ya da toplum içinde doğrudan görev almadılar. Tüm etkinlikleri aile yaşamı içinde sınırlı kaldı. Uygar toplumlar, kadında cinsellik ve ailesel yaşamında "iyi ahlâk" sergilemesinden başka özellik aramadılar."
Kollontai, Kızıl Aşk romanında devrim sonrası Rusya'da ki cinsel hayatı, gerek devlet yönetiminde gerekse iş hayatında oldukça aktif ve başarılı bir komünist kadın olan Vassilissa Dementyevna'nın burjuva cinsel ahlakının "iyi ahlaklı" damgasını vurmak ve sözde "saygı" gösterebilmek için kadından beklediği köle standatlarına karşı; verimliliği ve zekasıyla, toplumuna ve devletine yararıyla kazanmaya çalıştığı insanlığın saygısı için yürüttüğü mücadelesini ve "Amerikan" küçük burjuva hayatına özenen anarşist kocası Vladimir Ivanovitch arasındaki
"Sizin yaşınızda bu ağrı doğaldır." dedi.
"Öyleyse" dedim. "Doğal olmayan benim yaşım."
Doktor merhamet yüklü bir ifadeyle gülümsedi. "Görüyorum ki siz bir filozofsunuz."
12 Eylül'le gelen devlet terör rejiminin belli başlı iki amacı vardı. Birincisi, Türkiye'ye yeni bir sermaye birikimi mode lini kabul ettirmek, bunun için gerekli düzenlemeyi yapmak; ikincisi de, Türkiye'yi emperyalizmin Ortadoğu'daki çıkarla rının korunması amacıyla alt-emperyalist role hazırlamak. 13 Eylül 1980 tarihli New York Times'da, "Bir NATO üyesi olan Türkiye, Doğu Akdeniz'deki Amerikan menfaatleri açısından stratejik bir konumda bulunuyor," deniyordu, ABD Temsilciler Meclisi Heyeti, Narkotik Özel Komite Başkanı Charles Rangel, "Türkiye sadece müttefik olarak değil, bölgede liderliğini desteklediğimiz bir ülkedir," diyordu