Semih Oktay

Semih Oktay
En sevdiğim,,, tam puan verdiğim romanlar: 5. DOKTOR JİVAGO Boris Pasternak 4. SALAMBO Gustave Flaubert 3. ÇİNGENEM Zaharia Stancu 2. KÖR BAYKUŞ Sâdık Hidâyet 1. PARA  Pierre Rey Sırtına yıldızlar kondurdum bu kitaplardan üçünün!
"Durgun havalarda bu koy kadar sessiz bir yer düşünülemezdi; sular kabarınca da ondan daha gürültülü bir yer olamazdı. Orada suyun boyuna ıslattığı dal uçları vardı. Baharda çiçeklerle, kuş yuvalarıyla, kokularla, kuşlarla, kelebeklerle, arılarla doluydu. Pek yeni gerçekleştirilen çalışmalar sayesinde bütün bu vahşilikler bugün artık yok olmuştur; onların yerini dümdüz, güzel çizgiler aldı… Şimdi duvarcılık işleri, rıhtımlar, küçük bahçeler var. Toprağın düzlenmesi çok zarar verdi; zevk dağın acayipliklerine, kayanın düzensizliklerine gerekeni yaptı. Gizli görüşmeyi saklayan kayalar, ağaçlar bir tanığı da saklayabilirler."
Sayfa 466 - Altın Kalem Yayınları·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Seret Deresi hem getirir, hem götürür!
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2024 176. kitabı
MİNKA ABLA Roman Panait Istrati Varlık Yayınevi; Haziran 1967 ; Türkçemize çeviren Yaşar Nabi; (9 / 30.06.2019) Dün akşam devrettim MİNKA ABLA başlıklı bu sevgi duygularıyla yüklü romanı. Istrati, ülkesi Romanya'daki "Tuna" nehriyle birlikte, ona sevgilisine koşan bir âşık gibi kavuşan Seret Deresini anlatıyor. Ve bu defa Seret Deresinin ağzında oturmakta olan insancıkları öyle tatlı betimliyor ki, kahramanları Minka Abla, Zamfir, Minku, Yerden Bitme Sima ile birlikte âdeta ben de yaşadım : O zaman zaman bereketinden Dere-Ağzı İnsanları'na bereket getiren, yerine göre de sularıyla her tarafı kapladığında kaçacak yer bırakmayan Seret Deresinin hâllerini ben de gördüm! Seret Deresi, romanın giriş bölümünden itibaren metnin bir kahramanı gibi hareket ediyor. Seret verirse insancıkların karnı doyuyor. Seret vermezse, insancıklar Seret'in bataklıklarına gidiyor, saz kesiyorlar geçimlerini sağlamak üzere. Fakat "boyar" (anladığım kadarıyla "vali" demek oluyor) var ve bu Zalim Boyar zaten ellerinde avuçlarında metelik kalmayan Dere-Ağzı insanlarından vergi istiyor bataklıktan saz kesebilmeleri için. Romanı okumak isteyenler bundan sonrasını okumasalar daha iyi! Minka'nın erkek kardeşi Zamfir'in iki tayı kaybolur o esnada. Minka ile Zamfir'in babası olan acımasız adam bir güzel döver oğlunu ve, Git bul tayları, der. Zamfir Dere-Ağzını, tarlaları, çayırları ve civar köyleri arasa da bulamaz tayları. Nihayet Minka Ablası, Boyar'ın arazisine girmiş olan tayları bulur; gider,,, alır ve getirir eve. Kimse Minka Ablanın tayları nasıl geri getirmiş olduğunu anlayamaz. Anlayamaz ama taylar yüzünden Boyar'ın tarlasında oluşan zararın ödenmesi gerekiyordur. Dedikodu başlar. Zalim Baba : Ya evlenirsin Sima ile yada seni evimden kovarım, der. Minka Abla o gece evden kaçar. Sevdiği
Minka AblaPanait Istrati · Varlık Yayınları · 1967425 okunma

Semih Oktay

, bir kitap okudu
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2024 176. kitabı
Panait Istrati
7.3/10 · 425 okunma
Çöle Susamış Baragan
9/10
·111 syf.··
Beğendi
·
2024 175. kitabı
Roman Panait Istrati Varlık Yayınevi; Mart 1971 ; Türkçemize çeviren Yaşar Nabi; (9 / 24.06.2019) Not : Kitabı okumak isteyenler incelememi okumasın! Dün akşam devrettim BARAGAN'IN DİKENLERİ başlıklı bu romanı. Istrati, ülkesi Romanya'daki "Baragan" adlı çölü öyle tatlı anlatıyor ki, kahramanları Matake ve Dişlek birlikte o çorak, o kuru, o dikenlerle dolu bozkırı geçerken yanlarında olmak istedim. İnsana acımayan Baragan Çölü, insana aman vermiyor çoğu zaman lakin insanlarından bazıları çölün zalimliğinden daha zalimler... Baragan, rüzgârlarında top top dikenlerini savuruyor sonbahar sona eriyorken. Bu dikenleri gören yaşlılar, herkesin çalı çırpı toplamaya başlamasını istiyorlar ocaklarda yakılmak üzere. Kış başlıyor çünkü... Yoksulluk neredeyse elle tutulacak, gözle görülecek kadar kötü Baragan'da. Belediye başkanı ve yakınları boy bos olarak da köylülere benzemiyorlar : Semirmiş beden yapılarıyla ossaat belli oluyorlar. O dolgun, toplu bedenlerin sahiplerinde vicdan olmuyor ama! Köylüler için ise kışlar açlık korkusu ile geçiyor Baragan'da... Ve o yıl, Matake ile Dişlek'in evden kaçıp, Baragan'ın dikenleri ardından yeni bir geleceğe doğru koştukları yıl, kış, önceki kışların hepsinden daha verimsiz geçiyor. En çok tüketilen besinleri olan mısırlar bile güdük kalıyor. Tüm Baragan halkı aç kalacaklarını seziyorlar. Kalleş Baragan, eziyet etmekten hoşlanan Baragan o yıl aç bırakır insanlarını. Belediye başkanı ile zenginler, kapılarına gelip bir avuç mısır unu için yalvaran köylülerine yiyecek hiçbir şey vermez. İsyan çıkar... Ve kitabın 150'inci sayfasında S O N kelimesi göründükten sonra bir not yazıyor. Aynısını buraya alıntılıyorum: BU KİTABI ROMANYA HALKINA TOPA TUTULARAK YERLE BİR EDİLEN STANİLEŞTİ, BAİLEŞTİ, HODİOVAİA KÖYLERİNE ROMEN HÜKÜMETİNİN KURBANI
Baragan'ın DikenleriPanait Istrati · Varlık Yayınları · 19531,947 okunma