Nereye bu gidiş?
Bu yolun sonu nereye varıyor?
Ve birden Sinan'ın hiç dilinden düşürmediği dökülüyor içimden, o akşam saatinde;
Ölüm buyruğunu uyguladılar,
Mavi dağ dumanını
ve uyur uyanık seher yelini
Kanlara buladılar.
Sonra oracıkta tüfek çattılar
Koynumuzu usul usul yoklayıp
Aradılar.
Didik didik ettiler
Kirmanşah dokuması al kuşağımı
Tespihimi, tabakamı alıp gittiler
Hepsi de armağandı...
Gelgelelim
Beter, bize kısmetmiş
Ölüm, böyle altı okka koymaz adama
Susmak ve beklemek müthiş
Genciz, namlu gibi
Ve çatal yürek
Barışa, bayrama hasret
Uykulara, derin, kaygısız, rahat
Otuz iki dişimizle gülmeye
Doyasıya sevişmeye, yemeğe
Kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri
Asıl, bizim aramızda güzeldir hasret
Ve asıl biz biliriz kederi