Kral Katili Güncesinin iki kitabını okurken Auri'nin olacağı bölümler çok ilgimi çekiyordu. Bu çekingen ve gizemli kızın hikayede çok büyük bir rol oynayacağını düşünüp duruyordum hep. Hiç olmasa bile mutlaka ilginç bir geçmişinin olabileceği kesindi bana göre. Kvothe ve okuyucular olarak biz Auri ile yavaş yavaş tanıştıkça Auri'nin nasıl da zarif ve güzel bir ruhu olduğunu da görebiliyorduk.
İşte bu kitapta sanırım tamamen Auri'yi tanıdık. Kendisi biraz ilginç bir kişilik. Şeytaltı'nın odalarını, bölmelerini ve oradaki eşyaları isimlendirerek onların nereye uyumlu olup olmadıklarını düşünüyor. Bir battaniyeyi oradan oraya taşıyor, yere seriyor, nereye uyacağına bakıyor. Foxen adlı o yeşil ışığına büyük bir sevgi besliyor. Onunla konuşuyor. Rothfuss mükemmel anlatımıyla aslında bize Auri karakterini ne kadar çok iyi tanıdığını ve anladığını da gösteriyor. Son sözde kendi de bahsettiği gibi biz de bazı yerlerde Auri'yi benimsiyoruz ve onu anlıyoruz. Onun gibiyiz bazı günlerde.
-------------------- SPOILER --------------------------
Kitabın bir kısmında, yaşanılan dünyanın, Temerant'ın adını Auri'nin bildiği gibi bir ipucu var. Mandrag'ın bilmediği sır da büyük ihtimalle budur diye düşünüyorum. Auri, dünyanın şeklini ve ismini biliyor ve bunu üçüncü kitapta çok daha etkin bir şekilde kullanarak bize mükemmel bir hikaye verebilir
------------------ SPOILER ------------------------------------