Insta: byznur_art
Ama sen beni öldüremezsin, Lord Despot. Ben senin ne kadar çok uğraşırsan uğraş, öldürmeyi asla başaramadığın şeyim. Ben umudum. Sissoylu - Son İmparatorluk
"Yaşayan ve düşünebilen bütün varlıklar içinde en acınacak halde olanı biz kadınlarız. Önce, açık artırmaya girercesine, kendi paramızla bir koca, bedenimize bir efendi satın alırız. Kötülük üstüne daha beter bir kötülüktür bu yaptığımız. Aldığımız adam iyi mi, kötü mü, tamamen şansa kalır. Boşanmak, kadının kusuru gibi görünür, hayır diyemez hiç kocasına. Başka bir ortamda, farklı geleneklerle karşılaşan, erkeğine nasıl davranması gerektiğini babasının evinde öğrenemeyen kadın ise kahin olsa yeridir. Büyük zahmetlere katlanarak bunları başarır, kocamıza evlilik bağlarının baskısını hissetirmezsek ne mutlu bize, başaramazsak ölsek evladır. Oysa erkek, eşiyle birlikte yaşamaktan sıkıldı mı [bir arkadaşının ya da bir yaşıtının yanına giderek] evden dışarı çıkıp ruhunu dinlendirebilir. Kadınlar ise tek bir kişiye yönetmeli dikkatlerini.
Bizim, evimizde, güya tehlikelerden uzak yaşadığımızı, oysa kendilerinin ellerinde silahlarla savaştıklarını söylerler. Büyük yanlışları var! Bir kez doğuracağıma, üç savaşta savaşmayı yeğlerdim."
Kutsal Cehalet, dini kullanan insanları, cinsiyet eşitsizliğini, cehaleti ve bunlardan mağdur olan masum insanları anlatan çok üzücü ama ne yazık ki bir o kadar da gerçeğe ayna tutan bir kitaptı. Özellikle ülkemizde kadınlara ve çocuklara olan şiddet bu kadar fazlayken, dini kullanan insanlar bu kadar çokken her kesimden insanın okuması ve ders alması gereken bir kitaptı. (Sadece içindeki bazı sahneler yüzünden belirli yaşın altındakilere öneremiyorum.)
Genelde kitaplarda biraz daha süslü bir anlatım severim ama bu kitabın belirli bir amacı olduğundan sadeliğine çok dikkat etmedim. Herkesin anlayabileceği ve akıcı bir dilde tam olarak istediklerini okuyucuya aktarmış yazar. Okuması bile çok zor olan bir hikaye olsa da içinde umut da olan bir hikayeydi kesinlikle.
En Sevdiğim Karakter: Anna