Insta: byznur_art
Ama sen beni öldüremezsin, Lord Despot. Ben senin ne kadar çok uğraşırsan uğraş, öldürmeyi asla başaramadığın şeyim. Ben umudum. Sissoylu - Son İmparatorluk
Ama bu kârhane-i alemde herkes az-çok bir hesap ödüyordu. Tamam, hiç ödemeyenler de vardı, kabul. Ama bu düşünceyle yaşanmıyordu. Birilerinin zerre hesap ödemeden, tereyağından kıl çeker gibi şu hayattan geçip gittiğini bilmek insanı fena yapıyordu. Bu yüzden bedduayı keşfetmişti insanoğlu, ilenmeyi, kargışlamayı, en kötü şeyleri dilemeyi. Beklenmedik felaketler karşısında neden ben? diye soran herkes, aslında içten içe kimin hesabını ödediğini soruyordu.
İnsan bir hikayenin ne denli tam orta yerinde olduğunu sansa da daima bilinmeyen karanlık noktalar kalıyor, böyle olunca da yaşananları bir bütün olarak görmek neredeyse imkansızlaşıyordu... Bunun nedenini sonunda çözdü Melih. Bir hikaye asla bir kişiye ait olmuyordu. Belki hikayeleri büyülü kılan da buydu; herkesin beyninde, aynı şeyi anlattığı sanılan ama aslında bambaşka olan bir film makarasının dönüyor olmasıydı.
Nasıl bir tanrının çocuklarıyız böyle
Her şeyde bir 'hak etmiyoruz' duygusu
Hayranlık ve küçümsemeden yapılmış
Zehirli bir sevgi, bir güzellik korkusu
Hepimiz içimizdeki şarkıyla ölüyoruz.