Reçine, kapağı dolayısıyla dikkatimi çeken, daha önce herhangi bir yerden duymadığım/görmediğim bir kitaptı. Konusu ilgimi çekip puanının da düşük olmadığını görünce okumak istedim ve iyi ki de öyle yapmışım, tam olarak beklentilerimdeki havada olan bir kitaptı, yazar beni yarı yolda bırakmadı. Özellikle benim gibi true crime içeriklerini takip etmeyi sevenlere önereceğim bir kitap kesinlikle. Okurken hep aklımda izlediğim vakalar canlandı, aynı onlar gibi trajik ve gerçekçi bir hikaye reçine. Aşırıya kaçmanın ne kadar tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini anlatıyor bu kitap, saf sevginin bile aşırısının insanı kendini tanıyamayacağı bir şeye dönüştürebileceğini anlatıyor... Herkesin beğenmeyebileceği ama beğenenin de etkisinden uzun bir süre çıkmayacağı bir kitap bu. Umarım sizin için ikincisi geçerli olur.
Kitapta en başarılı bulduğum şey karakterlerin yazımı ve onların dünyaya bakış açılarının aktarılışıydı kesinlikle. Örneğin, çoğu karakter genel kanıda etik olmayacak şeyler yapıyordu ama bunu yaparken neden böyle düşündükleri ve kendilerince sebepleri öyle güzel işlenmişti ki Silas'ın, Jens'in, Maria'nın, Liv'in yaptıkları şeyleri neden yaptıklarını anlıyordunuz ama aynı anda da yaptıklarının yanlış olduğunu da düşünüyordunuz, işte bu yakalaması çok zor olan ince bir çizgi bence. Karakterlerin düşüncelerinin doğru olduğunu empoze etmeden onların yaptıklarını neden yaptığını anlatmak her yazarın başarabildiği bir şey değil ve Ane Riel bunu başarabildiği için bu kitaptaki her karakter videolardan, haberlerden gördüğümüz o ,bir insan nasıl bu hale gelebilir?, deyip anlam vermekte zorlandığımız kişilerden biriymiş gibi hissettiriyor. Jens, Liv ve Maria'nın gördüklerini onlara koydukları anlamlarla betimlemeleri nedeniyle onların dünyasını çok güzel bir şekilde