Insta: byznur_art
Ama sen beni öldüremezsin, Lord Despot. Ben senin ne kadar çok uğraşırsan uğraş, öldürmeyi asla başaramadığın şeyim. Ben umudum. Sissoylu - Son İmparatorluk
Farseer serisinin ikinci kitabı olan Kraliyet Suikastçısı beklentilerimi karşıladı, çok beğendim ve bu seriyi en sevdiğim fantastik seriler arasına şimdiden yerleştirdim. Fantastik seven herkesin kesinlikle Robin Hobb'u okuması gerektiğini düşünüyorum.
Kitap, ilkinden daha da güzeldi. İlk kitaptan daha kalın olmasına rağmen önceki kitabın yavaşlığı yoktu ve aksiyonun, merak unsurlarının işlenişi çok daha iyiydi.
Fitz'in yazımı ilk kitaptaki gibi gerçekçi ve harikaydı. Yine öyle şeyler çekti ki bazı kısımlarda gözlerim doldu, yaşadıklarına o dayandı, ben dayanamadım neredeyse.
Molly'i sevmediğimden kitabın ana aşkıyla olan kısımlar çok ilgimi çekemedi. Onun yerine Verity ve Kettricken'ın ilişkisini merakla okudum. Verity ilk kitaptan sevdiğim bir karakterdi zaten, bu kitapla beraber favorim oldu. Kettricken da bu kitapla beraber derinlik kazandı ve harika bir karakter olduğunu gösterdi. En güzel yazılmış kadın karakterlerden olduğunu düşünüyorum.
Kitapla ilgili tek sıkıntım büyü sisteminin hala karışık olmasıydı. En azından sisteme dair belirli birkaç kural olmasını isterdim, özellikle İrfan'ı bir türlü tam olarak anlayamadım.
Son olarak da söylemeden edemeyeceğim, Regal yüzünden sinir krizleri geçirecektim; en iğrenç, en itici karakterler arasındaydı resmen.
En Sevdiğim Karakterler: Verity, Kettricken, Fitz
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Suikastçının Çırağı'nı çok düşünmeden, bir videodan görüp almıştım. Bu yüzden kitabın bu kadar güzel olacağını asla beklemiyordum.
Robin Hobb'un oldukça ilginç ve ağır bir yazımı vardı. Ayrıca konu da oldukça yavaş ilerlediğinden ve çok aksiyon da olmadığından pek akıcı değildi. Ama yazarın yazımına alışıldığında kitabın güzelliği açığa çıkıyordu kesinlikle.
Kitap, konusu bakımından çok güzeldi. Karakterlerin yazımı harikaydı. Özellikle Fitz mükemmel bir ana karakterdi, böyle güzel bir ana karakterle beraber olmak da birinci kişiden yazılan eseri okumayı kolaylaştırmıştı.
Hikayedeki büyü sistemi oldukça karışık ve gizemliydi. Şimdilik anlaması zor olduğundan serinin devamında açıklanmasını umuyorum.
Çoğunluğu yazımı nedeniyle yavaş olsa da özellikle sonları çok heyecanlıydı. Her şey hafif bir tempo aldı ve tam istediğim kıvama ulaştı.
En Sevdiğim Karakterler: Fitz, Verity, Patience
Kadim Kanunlar serisi, epik fantastik ya da grimdark denildiğinde akla ilk gelen serilerden olduğundan Bıçağın Kendisi'ne güzel bir kitap okuyacağımı bilerek başladım ve oldukça da iyi bir başlangıç kitabıydı.
Kitabın karakter odaklı olduğunu biliyordum ama yine de bu kadar olmasını beklemiyordum. Önemli karakterlerin sayısı çok fazlaydı ve yazar hepsine ayrı ayrı yerler vermeyi ihmal etmemişti. Öyle ki kitabın ana bir konusu yoktu: Karakterleri tanıtacak küçük küçük olayların bir araya gelmesiyle oluşan bir kitaptı. Özellikle sonlara doğru da serinin devamına güzel bir hazırlık yapıldı.
Yazımı oldukça akıcıydı. Glokta'nın bölümlerinde sıkılmama ve Jezal'a sinir olmama rağmen hızla okudum.
Derin karakterler okumak isteyen, karanlık, kanlı ve gizemli fantastik kitapları seven kişilerin okuması gereken bir eserdi kesinlikle.
En Sevdiğim Karakterler: Logen, Köpekadam,Bayaz, West