Mysteron

Mysteron
@WickedGame
Feed your head sinefil.com/mysteron
Reklam
Tıkırtı
Pis işleri faş ettiklerinde hayır işlediklerini, övgüye mazhar olacaklarını düşünenleri düşündüm. Babadan oğula aktarılan kin vasıtasıyla, mahalledekilerle safları sıklaştırmak adına, ölüden dedikodu aparanı, kaleminden bok damlatanı muteber bulmaları şaşırtıcı değil. - Ah o tarih yok mu! Ah o tarih! O namussuzlar şöyle etmeyeydi. Beriki şerefsizler vatanı satmayaydı! Zaten bir kısmı ibneymiş, bir kısmı puştmuş. Biri var ki o tam kafirmiş. Ah o tarih! Alçaklığın evrensel tarihi sıklıkla işaret eder; bel altından, yataktan yaklaşmak, çoğunlukla şan ve şöhreti yok etmeye yetmezse de müşterisi bol, kârlı bir ticarî girişimdir, çünkü tarihe hem sığınan hem de onu sopa kılanlar, yani anında sulh olmayanlar epey kalabalık bir nüfusa sahiptir ve dedikoduya, bok sineğinin boka çekilmesi gibi çekilirler. Tenkitten, ihyadan anlaşılan; dedikodunun dedikodusunu, yani "o ona anlatmış, şu bundan dinlemiş" kavlinden aktarımları basmak olunca, apış arası tarihçileri üstad bellenir elbette. Öyle saça böyle tarak mıydı?
Mysteron
Soyut padişah tiyatro oyununda Ferhan kendi yazdırıyordu yalan tarihini akla bunu getirdi.
Sait Faik okudukça insan deniz kenarına daha çok gitmek, gemileri, balıkçıları daha çok izlemek istiyor. İnanılmaz bir deniz özlemiyle dolduruyor insanın içini. Mesela bir öyküsüne şöyle başlıyor: " Yuvarlak dünyanın üstünde isimlerini bilmediğimiz fiyortlar, kanallar ve limanlar; gece olunca sakin denize bazan tek bir fener, bazan sağanaklı ışıklar döküp yürüterek, bu yuvarlak dünyanın üstünde bir vücut gibi sinirli ve hararetli yaşarlar. Dünya alabildiğine doludur. Dünyada bakışları birbirine benzeyen birçok insanlar, deniz kenarlarında yıkanır; dağların üstünde buzlar içinde kayar veya ovanın salkımsöğütleri, kavakları altında sevişirler..." (Robenson başlıklı öyküsünden)
1K
Mysteron
"Sait Faik, bir konuyu değil, yaşamın bir parçasını işliyordu. Bir tez savunmuyor, bir yaşantıyı yansıtıyordu. İnsan sevgisi dolu, doğa sevgisi dolu bir yüreği vardı. Neye baksa bu sevgi ile ısınıyor, ışıklanıyordu. Biz ancak o el attıktan sonradır ki, en önemsiz görünen insanların ve şeylerin zevkine eriştik. Bir şeytanminaresi, bir karpuz sergisi, bir mangal ve iskemle, bir kameriyalı mezar, bir boya sandığı, bir projektörcü, bir balıkçı, bir garson, bir papaz efendi, Sait onlara bakınca, onları anlatınca birdenbire ilginçlik kazanıyordu..." Haldun Taner
Varlık ve Zaman'da denir ki: "Toplu taşıma kullanımında, haber mecralarının (gazete) kullanımında herkes başkasına benzer. Bu birliktelik asıl buradalığı bozarak tamamen 'öbürlerinin' varlık tarzına çevirir de öbürleri farklılıkları ve apaçıklıkları içinde daha da kaybolurlar." Medyanın, yaşam biçimleri ile ihtimalleri çeşitlendiren etkisi Heidegger'e yabancıdır.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Felsefe
Barbaros isimli okura yanıt verildi
Mysteron
Araçlarla kolay elde edilebilirlik zorun güzelliğini kaçırdı.