Dinleme edilgen bir eylem değildir. Kendine özgü bir etkinlik onu ayırır. Her şeyden önce, ötekini hoş karşılamalıyım, yani ötekini kendi ötekiliğinde, başkalığında onaylamalıyım. Sonrasında ona kulak vermeliyim. Dinleme bir hediye, bir verme, bir ihsandır. Öncelikle ötekinin konuşmasına yardımcı olur. Ötekinin konuşmasını edilgen bir şekilde takip etmez. Belirli bir açıdan dinleme, konuşmayı önceler. İlkin dinleme, ötekini konuşturur. Daha önceki konuşmadan önce çoktan dinlerim ya da dinlerim ki konuşsun. Dinleme, ötekini konuşmaya davet eder, onu ötekiliğine, başkalığına bırakır. Dinleyici, ötekinin özgürce konuştuğu rezonans alanıdır. Böylece dinleme şifa dağıtıcı olabilir.
Aynının terörü bugün hayatın her alanına tesir etmektedir. İnsan hiçbir deneyim yaşamadan her yere seyahat eder. Bir kavrayışa ulaşmadan her şey hakkında malumat edinir. Bilgiye erişmeden enformasyon ve veri biriktirir. Serüven ve heyecan peşinde koşar ama hep aynının içinde kalır. İnternette Arkadaş ve Takipçi toplar ama asla bir başkasıyla karşılaşmaz. Sosyal medya, toplumsalın mutlak sıfır derecesini temsil eder.