°•Ülkenin refahının, mutluluğunun, toplumun onurunun, şerefinin halkın iradesine bağlı olduğunu gösteren etkileyici örnek olarak küçük, yoksul bir ülkeyi ele alabiliriz. Burası iki milyonluk bir nüfusa sahip olan Finlandiya' dır. Avrupa' nın en kuzeyinde bulunan Finlandiya' da sert bir iklim hâkimdir. Genellikle sisli bir hava vardır. İlkbahar zamanında dahi don olayları devam eder. Ağustos ayından itibaren soğuklar başlar. Arazisi de oldukça kıraçtır; çoğu bölümü sarp, granit kayalarla kaplıdır. Kalan bölümlerse çukur, bataklıktır. Ülkede maden sayılabilecek hemen hemen hiçbir şey yoktur. Tarım büyük güçlüklerle yapılıyordu. Halkı da hiçbir zaman tam bağımsızlığını kazanamamıştır. Bazen bir komşusunun, bazen de bir diğer komşusunun yönetimi altına girmiştir. Finler kendilerini "Suom" ve çok sevdikleri ülkelerini "bataklık arazi" anlamına gelen "suomi" kelimesiyle tanımlarlar.
Öylesine izlenen bir video, sürekli oynanan bir oyun veya sosyal medyadaki birçok faktör zihni boş yere meşgul eden,belleği dolduran şeylerdir.Bu yüzden bazen hiçbir şey yapmamak ve dinlenmek bir şeyler yapıyor olmaktan daha iyidir.
•°Entelektüel, üstüne vazife olmayan işlerle ilgilenen kişidir.
Kendinizi geliştirmek, yetiştirmek istiyorsanız, işinizle gücünüzle ilgili olmayan konularla da ilgileneceksiniz. Mühendis de olsanız örneğin, coğrafyayla tarihle uğraşacaksınız, müzikten anlayacaksınız, dans edeceksiniz. Miletin halini dert edineceksiniz.
°•İçine girmesen bile ne olup bittiğini bilmen gerekir.Dünyanın nereye gittiğinin farkında olmalısın. Yani dünyayı takip edeceksin ama öyle laf ola beri gele değil, üç beş gazete kitap okuyarak da değil; tutkuyla hakkını vererek takipte kalacaksın.Bu tür şeyleri iyi idrak edip hayatına yayarsan açılırsın. Hiçbir şey olmazsa bile, ki olmak zorunda da değil, bunlar yepyeni bir hayatı görmeni sağlar. O da bir kazançtır. Neticede kendi hayatının dışında hiçbir hayatı, hiçbir imkânı göremeden yaşayıp gidenler var.
•°Dünyaya Moskova' dan da başlanır, Londra' dan da. Efendim, Balkanlar' dan da başlanır ama esas tuhaf olan nedir biliyor musun; çok varlıklı Türklerin gezmeye Amerika' dan başlayıp başka yere de gitmemeleri. Anlamakta hakikaten zorlanıyorum. İşte bunlar merak meselesidir azizim. İnsanda merak ya vardır ya da yoktur.
°•Şimdiki çocukların meselâ Türkçeleri yok; Fransızcaları, İngilizceleri de yok. Peki neleri var? Boş bir şımarıklıkları var, kendilerini disipline etme gereği duymamaları var. Böyle olunca sorumluluk da almıyorlar. Sorumluluk alamayan insanlar boş olur. Bir de hak talep ediyorlar. Sorumluluk duygun yoksa hak talep edemezsin. Çünkü hakkın temelinde sorumluluk vardır.