Her insan kendi serüven ve sırrını keşfetmek ihtiyacında. Bunun için hayata hayret duygusuyla bakabilmek gerek. Ancak yavaşlama anlarında, telaştan geri durduğumuzda elde edebileceğimiz bir his bu. Hız kestiğimizde düşünmeye başlarız. Yüce olanı hissetmeye başlarız. Zaten o güzellikte, iyilikte, doğruluk arayışında saklıdır. Ve hissederiz. Ruh uyuşmasından iyilestiğimizde bir kum tanesinde, bir su damlasında, bir kuş ötüşünde bize göz kırpan yüceliği fark ederiz, hayret ederiz. Felsefe hayret duygusuyla başlar. Hayret, hayatın sandığımızdan daha büyük, daha derin, daha gerçek olduğunu fark etmektir.
•° Cahil insan kimdir? Cahil insan, aklını kendini eğitmek ve öğrenmek için kullanmayan insandır.
•° Kendini anlamayan bir insanın, diğer insanlar ve yaşadığı hayatı anlamayacağı gibi , kendisini güzelleştirmeyen bir insanın da çevresini ve yaşadığı dünyayı güzelleştirmesi mümkün değildir. Peki nedir bu insanın güzelliği? Yüz güzelliği değil tabii ki, insan ilim yoluna vakit ayırıp, ahlakını da sağlamlaştırdığı zaman güzel insan olur.
•° Genellikle insan anlamadığı şeylere ilk başta tepki gösterir. Bu yenilikler söz konusu olduğunda da böyledir. İnsan yapısı itibari ile düzeninin bozulmasını istemez. Bu da arayışın önünde ciddi bir engeldir. Şunu hiç unutmayalım ki kendi savaşımızda en büyük engel biziz. Ve kendi savaşını insan kendisine rağmen kazanabilmeli...