Zeynep Merve Dayan

Zeynep Merve Dayan
@Wkrizatem
Öğrenci
41 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·83 syf.··
2025 1. kitabı
·
138 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 21:15
Nasıl öleceksiniz? Hiç düşündünüz mü bunu? Yalnızca 83 sayfa olan kitabı okumam tamı tamına 5 ayımı aldı. İlk iki bölümünü 3 günde, kalan 60 sayfayı ise bir solukta bitirdim. Ah sevgili İvan İlyiç... Hiçkimsenin yasını tutmadığı hatta dört gözle ölümünü beklediği sevgili müstakbel meslektaşım.. Şimdi ve önümüzdeki aylar boyunca da yasınızı tutacağımdan emin olun efendim. Kitap, Rus bir yargıç olan İvan İlyiç'in ölüm haberinin yayılmasıyla başlıyor ve sonra bizi geçmişe götürüyor. Ölmeden önce ne yaşamıştı İvan İlyiç? Nasıl öleceğini hiç düşünmüş müydü? Ya da aklından geçen onlarca ihtimal arasında böyle inleyerek her geçen gün değersizleşerek aylarca hiç kalk(a)madan yattığı yatağında diğerlerinden çok da farklı olmayan bir günde gerçekleşen böylesi hazin bir son var mıydı? İvan İlyiç; hiç kimsenin gerçekten sevmediği, değer vermediği, görmediği, mahkeme salonunda bulunması gereken bir yargıç, vint oyununda oyunun devamlılığı için gereken beşinci kişi, akşam yemeğine erzak alabilmek için eve para getiren koca.. en sonunda da hayatındaki herkese yük olan ve bir an önce kurtulunması gereken ayak bağı.. Oysa o da hepimiz gibi kendini eşsiz ve çok özel bir insan olarak görür ve "O'nun" bir gün gelip de kendisinin yakasına yapışacağı hiç ama hiç aklına gelmezdi. Hangimizin geliyor ki? Okuduktan sonra kendinizi sorgulamaktan kaçamayacağınız, sevdiklerinize daha fazla değer vermeniz gerektiğini anlamaktan kaçamayacağınız, bir gün kendinizin de öleceği gerçeğini daha da fazla idrak etmekten kaçamayacağınız bir kitap mı? Öyleyse ben ve Tolstoy sizi İvan İlyiçin Ölümünü okumaya davet ediyoruz..
İnsan ve Toplum
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·481 syf.··
2024 4. kitabı
"Az bile yapıyorum" dedim. "Aramızdaki temel fark ne biliyor musun? Sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun!" Peki sen ne görüyorsun? "İnsan, sadece insan. Seven, acı çeken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan." Bu cümleleri kitabın sayfaları arasında bulduğumda, yıllardır her okuduğumda tekrar tekrar aynı düşüncelere yönlendirenin beni Livaneli olduğundan habersizmişim meğer... keşke önceden bilseymiş, o kadar övgüyle anılan bu kitaba daha önce erişseymişim. Her bir sayfası, her bir bölümü, tamamı ile dopdolu ve bambaşka, başka bir kitap bulabilmenin umuduyla devam edeceğim okumalarıma. Maya, Kerem, Ahmet, Süleyman, Wagner, Nadia ve Azrail... Ve her bir karakteriyle ayrı ayrı bağdaştığım Serenad. Her biri kendi başına apayrı bir hikaye taşıyor, dinlemek isteyenler için. Ve biz de ancak okuyarak ve anlayarak derinden hissedebiliyoruz bu yaşamları içimizde.. "Onların başına gelenleri anlatmaya karar verdim. Çünkü ancak hikayesi anlatılan insanlar var oluyordu." Hikayesi anlatılmayan nice yaşamlar geçip ve gitti yeryüzünden elbette keşke her birini anlamaya, incelemeye vaktimiz ve imkanımız olabilseydi diye düşünmeden edemiyor insan. Ancak her ne kadar yetişmemiz mümkün olmasa da hepsine en azından profesör ve Nadia' nın hikayesine bir göz atın derim...
İnsan ve Toplum
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,8bin okunma
5/10
·198 syf.··
2024 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2024 00:00
"Bir kitabı okuyup bitirdiğiniz zaman, bunu yazan keşke çok yakın bir arkadaşım olsaydı da, her istediğimde onu arayıp konuşabilseydim diyorsanız, o kitap bence gerçekten iyidir" Bu cümlesiyle aslında kitap kendi içinde kendisiyle ilgili bir puanlamaya gidiyor diyebiliriz. Ben de muhtemelen diğer birçok kişi gibi büyük beklentilerle okumaya başladım kitabı. Kitabı elime aldığım ilk andan itibaren yazım dili beni o kadar etkiledi ki kitabı hiç bırakmak istemedim ve bir günde bitirdiğim bir kitap oldu. Kitap bir şaheser miydi? Asla değil. Ancak 16 yaşında bir çocuğun ağzından da olsa öyle güzel tespitlere yer veriyordu ki keyifle okuttu kendini. O hemen her paragrafın sonunda yaptığı "İnsanlar zaten hep ....dir" ya da "Benim de derdim bu işte ...." Diye kurduğu cümleler bana kendimi hatırlattı:) bunların dışında Holden ile tercihlerimizin de birbirine uyumu ve yaşamı algılayış biçimi kendini onunla eşlememe neden oldu ve kendime şu soruyu sormadan edemedim:) acaba ben bir ergen miyim hala yoksa biz ergenlik çağındaki çocukları fazla mk ötekileştiriyoruz.. velhasıl kitap hakkında her ne yorum yapılmış olursa olsun ve kitap sonuç itibariyle bir yere varmamış olsa da ben Holden ile yakın arkadaş olmayı ve onu her istediğimde arayıp sohbet edebilmeyi isterdim.
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2023 5. kitabı
Hey, Cesur Yeni Dünya! Tüm kötülüklerden ve mutsuzluklardan arınmış, herkesin 'işinde gücünde olduğu' yepyeni bir dünya.. Aile kavramının eski bir lanet gibi anıldığı, cinselliğin çocuk yaşta başladığı ancak hiç kimsenin anne baba olamadığı garip bir dünya.. sahip olduklarımızla mutlu olduğumuzu sandığımız ancak bu mutlulukların da farkında olmadan bize en küçük halimizden büyüyünceye kadarki şartlandırmalardan oluştuğunu fark edemediğimiz, aslında yaşadığımızı, hayatın tadını çıkardığımızı sanarken tüm dünyamızın bir çocuk parkındaki kum havuzu misali kısıtlı bir özgürlükten ibaret olduğunu kavrayamadığımız dünya.. öyle bir dünya ki tüm insanlık, 3 parçaya bölünmüş halde yaşamaktadır. Çeşitlilik ne kadar fazla olursa olsun, kimsenin Alfa, beta ya da epsilon olmaktan başka bir seçeneği yoktur. Seçenekler arası geçişse kimsenin yüzyıllardır aklına bile gelmeyen bir şeydir. Çünkü henüz döllenmeleri bile yapılmadan oluşacak embriyonun hangi sınıftan olacağı bellidir ve yaşamı boyunca bu şekilde şartlandırılmıştır. Ancak yine de tek tük 'asi'ler çıkmakta, onlar da toplum 'düzenini' bozmasınlar diye kendileri gibilerin olduğu adalara gönderilip daha üst seviyelerde görev almaktadır. Kitabı okurken zihnimden atamadığım, düşünüp durduğum iki husus var ki sizin de düşünmenizi istiyorum: Hangi şartlar altında olursa olsun düşünen insanın en üst mertebede olması ve bunun sürekli vurgulanması sadece bir tesadüf müdür? Bizler en erken yaşlarımızdan şu ana kadar nasıl ve nelere şartlandırılıyoruz?
İnsan ve Toplum
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma
Puan vermedi·331 syf.··
2023 4. kitabı
"Bazı umutlar, çılgınlıktan başka bir şey değildir. Şöyle söyleyeyim, o tür umutlarım olmasaydı yaşamaktan çoktan vazgeçerdim.." Nedir peki bu umutlar? Herkesin içinde sakladığı gizli bir ceset var aslında ve yine herkesin içinde o cesedin bir gün ya gömüleceğine ya da dirileceğine olan umudu... Oysa biz, kendimizden başka kimseyi görmüyoruz ki diğerlerinin içinde taşıdığı cesetler gün yüzüne çıkabilsin:( Taa ki bizim de içimiz de bir şeyler ölmeye başlar, işte o zaman çareyi diğer insanlarda ararız. Oysa onlar hep oradadır, tıpkı dünyaya gözümüzü açtığımız ilk andan beri şükürsüzce ve şuursuzca kullandığımız dünyanın diğer nimetleri gibi. Yalnızca biz, farkında değilizdir. O kadar görmeyiz, öyle dikkat etmeyiz ki şeylere ve kişilere, gün sonunda görebildiğimiz sonunda hiçbirşeydir. Aslında böyle böyle yalnızızdır her zaman. Ve yalnızca ihtiyacımız olunca idrak ederiz yalnızlığımızı.. Karışık kelimeler, karışık cümleler, anlatmak isteyip de betimleyemediğimiz onlarca his. Hepsini kitabın içinden çekip çıkarabilir bulmak isteyen, bulabilir görmek isteyen. Geç okuduğum için pişman olmadığın kitaplardan çünkü tam zamanında okunması gerekenlerden. İyi okumalar.
Hayata Dair
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma