Otoriter ve sert annenin yanında yetişen çocukları duyuları işlevsel değildir. Onlar zaten bağlanamadıkları için ayrılmakta zorluk çekmezler. Üstelik duygusal derinleşmelere karşı kendilerini korudukları için de ayrılmalarda sorun yaşamazlar.
Her ne kadar bu tür bir durum "güçlü duruş" ve "sağlıklı ruh hali" gibi görünse de böyle kişiler kendi içlerinde hep yalnızdırlar...
Her ebeveyn ancak kendi çocukluğunun özgürlüğü kadar ebeveyndir...
Zira her insanın özü kendi çocukluğudur...
Bu özün kıvamı çocukluk yıllarında "güvenli bağlanma" ile oluşur...
Kim, annesi ile güvenli bağlanabilmişse yaşama güvenli bağlanabilir...
Ve bağlanabilenlerdir ancak yaşamı anlamlandırabilenler...
Yaşamı anlamsız bulanlar, bağlanamayanlardır...
Ve bağlanamayanlardır, çocukları ile bağlanamayanlar...
"Kıymettar bir tek hasene (iyilik) ile çok seyyiatına (kötülüklerine, günahlarına) nazar-ı afv (af nazarı) ile bakmak lâzımdır. Halbuki insan, fıtratındaki zulüm damarıyla, şeytanın telkiniyle, bir zâtın yüz hasenatını bir tek seyyie yüzünden unutur. Mümin kardeşine adavet (düşmanlık) eder, günahlara girer."