Ne kadar da fazla memnuniyetsizlik izhar ediyorsun Rabbine. Ne kadar da itham ediyor, ne kadar da çok yüz çeviriyorsun. Zulüm ile Rabbin arasında bir münasebet dahi düşünebiliyorsun. Rızkının gökten yağarcasına gelmemesi, zengin olamaman, sıkıntı ve bela bulutlarının üzerinden hemencecik kalkamaması ne kadar da memnuniyetsizlik veriyor sana. Bilmez misin ki, “Her şeyin bir vakti vardır.” Ve her bir ziyadelik; belayı, sıkıntıyı, nihayeti ve tükenişi beraberinde taşır. Bu durum ne bir saniye geri kalır ne de bir saniye ileri geçerek haddini aşar. Bela vaktinin rüzgârları afiyet tarafından esmez, ızdırap dalgaları da afiyet suları ile karışmaz. Boşuna umutlanma, fakirlik de hemen zenginlik haline gelivermez.