Bize bağlı olmayan olaylara sızlanmadan katlanmamız gerektiğini söyleyen stoacı düstur, sadece elimizde olmayan dış felaketleri göz önünde tutar. Peki kendimizden kaynaklananlara nasıl rıza göstereceğiz? Kötülüklerimizin kaynağı bizsek kimi suçlayacağız? Kendimizi mi? Bereket versin, gerçek suçlular olduğumuzu unutmak konusunda uzlaşıyoruz. Varoluşa da zaten, bu yalanı ve bu unutkanlığı her gün tekrarladığımız takdirde dayanabiliyoruz ancak.
Başarı, arttıkça tüm ilginçliğini, tüm çekiciliğini yitirdiği halde; başarısızlık, yinelense bile her zaman yeni gibi görünür. Burukluğa ve acı alaya neden olan, doğrudur, mutsuzluk değil, mutluluk, küstah bir mutluluktur.
Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.