Hakikat arayışında olan, Mâni dininin öğretilerini müritleri ile paylaşmaya çalışan Mâni isimli genç bir adamın bu uğurda yaşadıklarını anlatıyor. Doğrusu ben Mâni'yi pek sevemedim ne uğruna bu yola çıktı, ne istedi, ne buldu yada tam anlamıyla düzene kazandırmak istediği öğretileri neydi. Kendisi bile çoğu zaman ne istediğini bilemedi, anlatmak istediği dönemin dini öğretilerini, otoritesini, inanış ve yaşayış tarzını bilmek önemli tabi ama bana mantıklı gelmeyen şeyler var doğrusu. Sübliminal olarak bütün dinleri yok edip pagan inancını okuyucuya benimsetmeye çalışması, kitabın temelinde söz gelimi Mani'nin deizmi savunuyor olması. Deist görüşün içinde yer yer tasavvuf, vahdedi vücut, putperestlik, paganizim, politeizm görüşlerine kayıyor, zaten derin araştırma yaptığımızda bu görüşler birbiri ile iç içe geçmiş diyebiliriz fakat Mâni davasını mantıksal bir temele oturtamamış davasında otoriter değil aman kin nefret olmasın aman sorun çıkmasın diye herkese herşeye ewet denilemez, denilmemeli. Örnek verecek olursam kitapda Zerdüşler ensesti savununca "ben partlardanım benim de ailemde insanlar kız kardeşleri ile evlenir" diyor yada "ben her dine mensubum, hem de hiç bir dine ait değilim " diyor olabilir mi böyle bişey nerede bu davanın değerleri yada duruşu her inanışa her duruma ayak uydurmaya çalışması Mâni'yi saygı duyulacak insan olmaktan çıkarıyor çünkü kendisi de davasına saygı duymuyor. Gönül isterki her yerde her dinde her zamanda iyilik güzellik olsun saygı sevgi olsun peki herşeye ewet diyerek olur mu bu asla olmaz Mânicim her davanın kuralları olmalı, olmalı ki davası uğruna seninle bu yola çıkanlar ne yaptıklarını bilmeli bir öyle bir böyle olmaz
Not: Pek anlamam psikolojiden ama bence Mâni ruh hastasının teki psikolojik sorunları var sürekli ikizi ile