Gule

Belki de öfkesi en ateşlileri bir başkasının günahına en çok ihtiyaç duyanlarıydı.
Sayfa 189 - can·Kitabı okudu
Reklam
Doğurduklarının bedelini öderken niçin tek başına bırakılmıştı? Zamana hep başkaları karar veriyordu; kadın olacağı zamana, anne olacağı zamana, şimdi de yas tutacağı zamana ve hatta hissedeceği acıya. En fenası da inancın onu terk etmesiydi. Bedenindeki acıların yüreğinde doğurduğu bu sefalet duygusu boşuna değildi. Dünyanın oyununa gelmiş bir aptal gibi görüyordu kendini; çevresi sarılmış ve payına düşen tuzağa çoktan yakalanmış.
Sayfa 184 - can·Kitabı okudu
Edebiyat
Kalmak, sinsi bir kaderin sahibinin eline tutuşturduğu intihar silahı gibidir; âciziyyetin doruklara ulaştığı bir hiçlik hali. Rüyasında koşan bir kötürümün uyanışı kadar ağır ve kaçışı imkânsızdır.Zaman büyüteç merceğinden görünür kalanlara, her şey ağırlaşır, buharlaşır ve dolaşır. Yorganın altındaki karanlık gibi sınırsızdır kalma hali, bir adım dahi ilerlemeden içinde öylece duran, geceyi uzatan uykusuzdur kalan.
Sayfa 157 - can·Kitabı okudu
Edebiyat
Dört mevsim bire indi uzaya uzaya İyimser, geniş, dingin ve turuncu. Kimseleri kıskanmıyorum artık Kimselere gücenmiyorum Gerilerde kaldı, çok gerilerde Hayatın yüreğime verdiği acı Işıklı vitrinlerin gövdemdeki kırbacı
Sayfa 9 - kırmızı kedi yayınevi
Edebiyat
Gece ağırdır; masuma uyku , şarhoşa cesaret verir ,diptekini çağırır; biçimleri , şeyleri , yaşı ve kuruyu , erkeni ve ışığı tersyüz eder. Bilmeyenler bilmezler , sabahın kokusu gecenin buhurudur , kimseler uyanmadan uçar gider.
Sayfa 19 - can·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam