Senin için her şeyi çalarım, sen bana dur deyinceye kadar, öğle yemrgine kadar, parmaklarımın derisi kat kat soyuluncaya kadar, çünkü senin için bir şey yapmak hoşuma gidiyor, senin için her şeyi yaparım, söylemen yeter, senden daha ilk gunden hoşlandım ve benim yeni arkadaslik teklifime buzla karşılık versen bile yazı geri getirmenin kolay yollarının olduğunu hiç unutmayacağım.
Bu sözü verirken ayrı tutmayı unuttuğum şey, buzun ve kayitsizligin, güneşli anlarda imzalanmie tüm anlaşma ve kararları gecersiz kilabilecegiydi.
Hayatımın en mutlu aniymis, bilmiyordum. Bilseydim, bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi? Evet, bunun hayatımın en mutlu anı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu. Derin bir huzurla her yerimi saran o harika altın an belki bir kaç saniye sürmüştü, ama mutluluk bana saatlerce, yıllarca gibi gelmişti.