Ne zaman şiir yazmak istediysem Seni yazdım senden öteye gidemedim Suçluyum umutsuzluğum hiç geçmeyecek Seni asla bulamayacağım sanıyordum Rüya da olsa yalan da olsa şimdi Seni buldum artık bırakmayacağım Ve daha nice yıllar bütün yazdıklarım seni anlatacak Allaha inandığım kadar sana da inanıyorum inan
Bir toplum tamamen sözlü olan bir iletişim sistemi kullanıyor olsa bile, sabit if a deler halinde dile getirilen ve böylece aktarıl ması mümkün olan bir geleneğe başvurmak zorundadır: tıpkı bizim gibi. Bir dil bu gereksinime yanıt verirken aynı zamanda nasıl sözlü kalabilir? Bunun yanıtı ritüelleşmiş sözde, sözcükle rin sabit bir sırayı izlediği bir ritüel gibi biçimsel olarak tekrar edilebilir geleneksel bir dilde yatar.
Bu tür bir dilin işiti l erek öğrenilmesi gerek i r. Hayatta kalmasını sağlamanın tek yolu budur. Öğrenme, ritüelleştirme aracılığıyla gerçekleşir. Öğrenilen anılar ki şiseldir, topluluktak i her erkek, kadın ve çocuk için fa rklıdır ne var ki içerik, saklanan dil ortak tır, toplulukça paylaşılan gelenekleri ve tarihsel ki mliği yansıtan bir şeydir.