Korkuyu beklemek ne biliyor musunz?
Korkuyu beklemek aslında yalnızlığı iliklerine kadar hissederken içini ısıtacak tek bir "HIŞT" sesi bile duymamaktır.
İnsan içine karışamamaktır, çarşıya çıkamamaktır.
Boşa harcadığını bildiğin ömrünle karanlıklar içinde oturmaktır.
Toplumdan soyutlanıp veya soyutlandırılıp anlaşılmamaktır ( ... zaten daha beni kimler anlamadı.)
Başarısız olmaktır o başarısızlığın soğuk bir rüzgar gibi suratına tokatlar atmasıdır.
Kaybolmaktır, görünmez olmaktır insanlar arasında gezip de kimsenin seni fark etmemesidir.
Korkuyu beklemek, Tehlikeli oyunlar oynamayı isteyip de oyuna tutunamamaktır.
Günümüz insanı artık her gece kafasını yastığa koyunca o korkuyla baş başa kalıyor. O korkunun tüm vücudunu sarmasını bekliyor. Vücudu titriyor korku geliyor. Yalnız başına mücadele etmeye çalışıyor olmuyor korku çoktan vücudu sarıp sarmalamış oluyor.
Günümüz insanı artık korkuyu beklemiyor bizzat korkunun Kendisiyle yaşıyor. Korkunun her gece geleceğini bile bile yaşamaya devam ediyor. Belki Buhranlar, sanrılar geçiriyor. Yapamadıklarına, başarısızlıklarına, yalnızlıklarına, hiçbir zaman anlaşılamayacaklarına sıkışıp kalmışlar.
dünya böyle artık, kimse kimseyle ilgilenmiyor ki bir şişe tüp istiyorsun onu bile niçin istediğini sormuyorlar.
Böyle bir çağda oğuz Atay'ın değindi noktalar o kadar keskin ve öznel görünse de aslında ortak bir dert. Modern insan dediğimiz günümüz insanlarının hiçbir şeye tahammüle yok. Birbirini dinleyen yok, idealleri yok, gizli mezheplerden gelen mektupları bu kadar içsellestirdiklerine göre kendi fikirleri yok, hayatta tutunacakları bir şey yok, karşısındakinin söylediklerini daha dinlemeden kendi cevaplarını hazırlayan ve sırf üstün çıkma gayesi için kendi bilgisinden şüphe duymadan karşısındakine dayatan var, kim kimi