Böyle trajik kitaplarda, başlarda her şey yolunda giderken, acaba hangi satırlarda, hangi sayfada "o gün hayatımızın tamamen değişeceğini nerden bilebilirdik" tarzı bir cümleyi ne zaman okuyup, kötü olayların başlayacağını gergin bir şekilde bekliyorum. Bu beni ayrı bir sarsıyor. Bu kitapta da hayatları yolunda giden bir köy halkının ve ailenin savaşın getirdiği sıkıntılar ile nasıl hayatlarının alt üst olduğunu görüyoruz. Her şeye rağmen yine de canla başla çalışıyorlar ve yaşamlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. Bu kısa ama etkileyici kitapta dikkatimi çeken ve hoşuma giden bir ayrıntı da, Tolgonay'ın her işte başı çekmesi. Cengiz Aytmatov kadının önemini, kendi ayakları üzerinde durabileceğini ve hatta aklıyla ve çalışkanlığıyla erkeklere, kendinden büyüklere de öncülük edebileceğini gösteriyor. Kitaptaki aileyi ve köyü de ayakta tutan, tutmaya çalışan bir kadın oluyor. Kadının önemini vurguluyor.