Nefret bazen işe yarar. İnsanı zinde tutar, ayaklarının üzerinde durmasını sağlar, hayata karşı dayanıklı hale getirir.” İyi de sadece nefretle yaşanır mı? Sevgi olmadan nefretin ne anlamı var? Yine e aynı döngü, yine aynı açmaz, yine aynı çaresizlik... Evet, yazarın söylediği gibi, merhaba hüzün.... Merhaba sonsuz karmaşa.... Merhaba sonsuz matem... Sonsuz değil, gözlerimi kapayınca bitecek olan... Evet, merhaba ben ölünceye kadar sürecek olan matem... Velhasıl yeniden hoş geldin aşk...
Hayata bir anlam gerek değil mi? Hayal kırıklığıyla umut, nefretle sevgi, kıskançlıkla hayranlık arasındaki o acı-masız çatışmada bir o yana, bir bu yana savrulmanın verdiği eziyetten daha büyük bir anlam olabilir mi?