Zaman meselesi nr acayip. Aynaya baktığımda beni üzen zaman, ektiğim bir fidana bakıp büyüdüğünü gördüğümde mutlu ediyor. Zamanla her şey geçiyor da, bu geçicilik de insanı dünyaya yabancılaştırıyor. Zamanın ne bok karıştıracağı gerçekten hiç belli olmuyor Osman.
Biliyor musunuz, Tanrı erkeklere “yaşanan günü”, kadınlara ise geçmişle geleceği armağan etti. Siz yaşanan anla pek ilgilenmezsiniz, geçmişin hesaplaşması ya da geleceğin endişesi vardır sizde. Onun için size “ o an” hiç yetmez. Siz geniş bir zamana yayıldığınız için huzursuz, erkekler daracık bir zamana sıkıştıkları için anlayışsız olurlar.
Hakikat ile oyun arasındaki hat pek dardır ve herkes biraz aktördür.Hayatın bir hakikat olduğunu kabul etmekle beraber, biraz da oyun olduğunu addederseniz be bu oyuna bir aktör olarak katılmaya gayret ederseniz, hayatın hakikatindeki derinliği daha çok hissedersiniz. Çünkü her rol başka bir hüviyettir ve sadece bir hüviyetle sınırlandırılmış hayatımızı zenginleştirmenin bir yolu da budur. Bunu illa da yapın diyerek haddimi aşacak değilim ama, içinizdeki nehirlere barikat kurmayın, bırakın aksın, lazım geliyorsa taşsın..