Peki, ya sizin kendinizle tanışma vaktiniz gelmedi mi? Bir aynanın karşısına geçip kendinize bir selam vermenizin, memnun oldum demenizin, ona olup biten her şeyi anlatmanızın vakti gelmedi mi?
Bence geldi...
Pencere önlerinde ağladığımız ve camın ardından dışarıyı izleyerek bir çare aramaya son vermemizin vakti gelmedi mi?
Bence geldi...
(...)Çok kez dibe battık, biliyorum. Çok kez yenildik, yanıldık, yıldık ve yıldırıldık, biliyorum. Tırmanmaya çalıştıkça düşürüldük o dağın üzerinden yere, defalarca kafa üstü düştük gökyüzünden dünyaya ama hiçbir zaman dünyada gibi hissetmedik. Oysa gökyüzü de dünyaya dahildi... bilemedik.
(...)Bu dünyanın hiçbir yerinde evimizdeymiş gibi hissetmedik, hissettirilmedik.