Filozof, yaşamına dışarıdan bakıldığında da çağından ileridedir. Çağdaşları gibi beslenmez, giyinmez ve ısınmaz. Bir insan nasıl hem filozof olup hem de hayati ısısını diğerlerinden daha iyi koruyamaz?
Filozof olmak zeki fikirlere sahip olmak ya da bir ekol kurmak demek değildir; bilgeliğin gerektirdiği şekilde, basit, bağımsız, yüce gönüllü ve güvenilir bir hayat sürecek kadar bilgeliği sevmektir.
Kaçınabildiğimiz kadarıyla imanlı yaşamamaya kararlı, tüm gün tetikte olan biz, geceleri gönülsüzce dualarımızı eder ve kendimizi belirsizliklere adarız. Derinlemesine ve içtenlikle yaşamaya, hayatımıza saygı duymaya ve değişim olasılığını inkâr etmeye mecburuz.
Kendi düşüncelerimiz, diğerlerinin düşüncelerine nazaran çok daha zalimanedir. Kişi kendisi hakkında ne düşünürse, kaderini belirleyen, ya da gösteren de odur.